Handed down türkçesi Handed down nedir

  • Aşağıya kadar uğurlamak.
  • Bırakmak.
  • Devretmek.
  • Karar vermek.
  • Miras bırakmak.
  • Eskiden kalma.
  • Kararı bildirmek.

Handed down ile ilgili cümleler

English: These old customs have been handed down from generation to generation.
Turkish: Bu eski gelenekler nesilden nesile devredilmiştir.

English: He handed down books from the shelf.
Turkish: O kitapları rafdan indirdi.

Handed down ingilizcede ne demek, Handed down nerede nasıl kullanılır?

Handed : Uzatılmış. Eli olan. El ile kullanıma uygun. Elli. Getirilen.

Down : Aşağısına doğru. Yıkmak. İndirmek. Bozuk. Yere yıkmak. Aşağı. Alaşağı etmek. Aşağıya doğru. Boyunca. Beri.

Handed in a paper : Öğretmene kompozisyon şeklinde verdi. Yazılı kağıdı teslim etti.

Handed in his resignation : Görevinden istifa etti. İşinden ayrıldı. İstifasını verdi.

Handed out : Tevzi etti. Bağışlamak. Ücretsiz dağıtmak. Tevzi etmek. Verdi. Cep çıkmak. Vermek. Dağıttı. Yazılı kağıdı dağıtmak. Parayı tamamlamak üzere birisine para çıkmak.

Handedly : Sağ veya sol el ile. Belirli bir el ile (örn. sol elli).

İngilizce Handed down Türkçe anlamı, Handed down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handed down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adjudges : Ödül vb vermek. Mahkum etmek. Hüküm giydirmek. Hüküm vermek. Ödül vermek. Kararına varmak. Hükme bağlamak. Hükmetmek. Vermek (ödül vb.).

Legates : Vasiyetle bırakmak. Elçi. Elçi sefir. Sefirlik. Vasiyet etmek. Sefir. Vasiyetle tahsis etmek. Papa elçisi.

Abdicate : Saltanattan çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. İmtina etmek. Hakkından vazgeçmek. Vazgeçmek. Boynundan atmak. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek.

Ancient : Ata. Çok eski. Müzelik. Kadim. Baba. Romalılar ve yunanlılar zamanına ait. Çok eski bir zamandan kalma. Eski. Tarihi.

Abdicated : Çekilmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek. El çekmek. İstifa etmek. Vazgeçmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe).

Hand down : Miras kalan. Kuşaktan kuşağa devretmek. Kuşaktan kuşağa geçmek.

Awarded : Ödüllendirilmiş. Vermek (ödül). İhale etmek. Ödüllendirilen. Ödüllü. Hükmetmek.

Decide on : Seçmek. Karar kılmak. Beğenmek. Hükmetmek.

Allowing : Fikrinde olmak. Hesaba katmak. Göz önüne almak. İndirim yapmak. Düşünmek. Kabul etmek. İmkan vermek. Koyvermek. İzin verilen.

Decides : Azmetmek. Sonuca varmak. Hükme bağlamak. Belirlemek. Karar kılmak. Hüküm vermek. Karar vermesini sağlamak. Aklı kesmek. Kararlaştırmak.

Handed down synonyms : abdicates, alienate, decide, abandon, attorning, assign, abandons, ceded, pristine, allows, attorn, time honoured, abalienate, ceding, legated, trad, of old, adopt a decision, awards, bequeath, choose, adopting a resolution, back off, adjudicates, secular, bequeathed, circuit, assigns, circuited, carry over, portioned, assign to, back away.