Awarded türkçesi Awarded nedir

  • Ödüllendirilen.
  • İhale etmek.
  • Vermek (ödül).
  • Ödüllendirilmiş.
  • Karar vermek.
  • Ödüllü.
  • Hükmetmek.

Awarded ile ilgili cümleler

English: They awarded him a gold medal for his achievement.
Turkish: Başarısı için onu altın madalyayla ödüllendirdiler.

English: The school awarded Mary a prize.
Turkish: Okul Mary'yi bir ödülle ödüllendirdi.

English: Prizes will be awarded.
Turkish: Ödüller verilecek.

English: He was awarded a special prize.
Turkish: O, özel bir ödülle ödüllendirildi.

English: On her ninety sixth birthday, Caroline Herschel was awarded the King of Prussia's Gold Medal of Science for her life long achievements.
Turkish: Caroline Herschel 96. doğum gününde, yaşam boyu başarıları nedeniyle Prusya Kralı'nın Bilim Altın Madalyasıyla ödüllendirildi

Awarded ingilizcede ne demek, Awarded nerede nasıl kullanılır?

Be awarded a bid : İhale kazanmak.

Be awarded the prize : Ödül almak. Ödüllendirilmek.

Be awarded : Ödül almak.

Awardee : Ödül alan. Ödüllendirilen. Ödül kazanan. Kazanan.

Awardees : Ödül kazanan. Kazanan. Ödül alan. Ödüllendirilen.

Academy award : Sinema sanat ve bilimler akademisi tarafından her yıl verilen oyunculuk ve film yapımı alanındaki üstün başarı ödülü. Akademi ödülü. Oskar.

Awarder : Ödül veren. Ödüllendiren.

 

Award a prize : Ödüllendirmek. Ödül vermek.

Arbitral award : Tahkim kararı. Hakem kararı.

Arbitration award : Hakem kararı. Tahkim kararı.

İngilizce Awarded Türkçe anlamı, Awarded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Awarded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conscious : Kendinde. Stanislavski oyunculuk dizgesinde insanın kendi tarafından denetlenebilir yanı. Bilinç. Bilinciyle. Farkında. Müdrik. Ayık. Kasti. İnançlı. Şuuru yerinde.

Decreeing : Buyurmak. Hükme bağlamak. Karar name. İrade. Kararname. Hüküm vermek. Emretmek. Karara bağlamak. Yargılamak.

Cognizance : Kaza alanı. Farkına varma. Farkında olma. İdrak. Yetki. Malumat. Bilgi. Anlayış. Karışmak. Kavrama.

Adjudges : Ödül vermek. Vermek (ödül vb.). Mahkum etmek. Hüküm vermek. Ödül vb vermek. Hükmüne varmak. Kararına varmak. Hüküm giydirmek.

Adjudged : Kararına varmak. Mahkum etmek. Hükmüne varmak. Vermek (ödül vb.). Hüküm vermek. Hüküm giydirmek.

Addiction : Düşkünlük. Hastalık. Tutku. Tutkunluk. Tiryakilik. Bağımlılık. Alışkanlık. Alışma. İllet.

Awarding : Bağışlama. Ödül verme. Ödüllendirme. Bağış etme (ödül).

Award : Resmi bir kararla vermek. Vermek. Ödüllendirmek. Ödül. Ödül vermek. Mahkeme kararı.

Decide on : Seçmek. Beğenmek. Karar kılmak.

Bestride : Her iki yakasında olmak. Aşmak. Her iki tarafında uzanmak. Ata biner gibi oturmak. Ayaklarını açıp oturmak. İdare etmek. Üzerine binmek. Bacaklarını ayırarak binmek. Üzerinden geçmek.

Awarded synonyms : subsidisation, contract out, decides, decide, be in the ascendant, adopt a decision, let, awareness, delegated, bestridden, consciousness, choose, subsidization, delegates, awardee, decide upon, assume, adjudicates, be in the ascendant, awardees, assumes, adopting a resolution, delegate, delegating, grant, cognizant, adjudging, cognisant, lets, adjudicate, adjudicated, awards, award winning.

 

Awarded zıt anlamlı kelimeler, Awarded kelime anlamı

Unconscious : Şuurdışı. Bilinçaltı ile ilgili. Farkında olmayan. Kendinden geçmiş. Baygın. Bilinçsiz. Şuursuz. Kendinde değil. Bilmeden. Kasıtsız.

Asleep : Uyumakta. Duygusuz. Uyuşmuş. Hissiz. Uyuyan. Uyuşuk. Uykuda. Uyurken. Tembel.

Insensible : Bilgisiz. Farkında olmayan. Hissedilmez. İlgisiz. İnsafsızca. Duyarsız. Hissiz. Habersiz. Belli belirsiz. Hissedilemeyecek kadar ufak.

Awarded antonyms : incognizance, unwitting, unaware, shaven.