Awarder türkçesi Awarder nedir
- Ödül veren.
- Ödüllendiren.
Awarder ingilizcede ne demek, Awarder nerede nasıl kullanılır?
Awarders : Ödül veren. Ödüllendiren.
Awarded : Hükmetmek. Vermek (ödül). Karar vermek. Ödüllü. İhale etmek. Ödüllendirilen. Ödüllendirilmiş.
Awardee : Ödül kazanan. Ödüllendirilen. Ödül alan. Kazanan.
Awardees : Ödüllendirilen. Kazanan. Ödül alan. Ödül kazanan.
Be awarded : Ödül almak.
Academy award : Sinema sanat ve bilimler akademisi tarafından her yıl verilen oyunculuk ve film yapımı alanındaki üstün başarı ödülü. Oskar. Akademi ödülü.
Award a prize : Ödül vermek. Ödüllendirmek.
Arbitral award : Tahkim kararı. Hakem kararı.
Arbitration award : Hakem kararı. Tahkim kararı.
Be awarded the prize : Ödüllendirilmek. Ödül almak.
İngilizce Awarder Türkçe anlamı, Awarder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Awarder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tramp : Serserice dolaşmak. Sürtmek. Çiğnemek. Uzun yürüyüş. Ağır ayak sesi. Yürümek. Dolaşmak (bir yeri). Sokak serserisi. Basmak. Ağır adımlarla yürümek.
Travel : Tüymek. Seyahat. Seyahat etmek. Dolaşmak. Yolculuk yapmak. Gitmek. Yol almak. İşlemek. Topuklamak. Gezi.
Go : Uymak. Koyulmak. Gitme. Söylenmek. Canlılık. İş görmek. Tükenmek. Kaybolmak. Götürmek. Ayrılmak.
Rove : İplik bükmek. Gezmek. Avare dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Yün taramak. Dolaşmak. Cıvata pulu. Taramak. Göz gezdirmek. Gezinmek.
Move : İlerlemek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Kıpırdatmak. Hareket ettirmek. Kıpırdamak. Taşınmak. Hareket etmek. Kımıldatmak. Oynamak.
Cognizance : Bilgi. Malumat. Farkında olma. Karışmak. İdrak. Anlayış. Farkına varma. Kaza alanı. Yetki. Mahkemenin davayı dinlemesi.
Maunder : Boş boş dolaşmak. Avare dolaşmak. Saçmalamak. Tutarsız konuşmak. Tutarsız ve anlaşılmaz konuşmak.
Cognisance : Anlayış. Kavrama. Farkında olma. Mahkemenin davayı dinlemesi. Malumat. İdrak. Bilgi. İtiraf. Karışmak. Kaza alanı.
Range : Aralık (yaş vb). Bir merminin ya da öğeciksel parçacığın bir özdek içinde ulaşabildiği uzaklak. Boyunca gitmek. Sürtmek. Tüketicinin bir malı satın almak için gitmeyi göze alabileceği en uzak mesafe, bir başka deyişle malların tüketiciye ekonomik olarak taşınabileceği en uzak mesafe. Dağılım genişliği. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Akıp gitmek. Doğrultmak. Erimi olmak.
Sensitive : Alıngan. Çabuk etkilenen. Sensitive. Hassas kimse. Duyarlı. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hassas. Duygulu. Duyar. Duygun.
Awarder synonyms : jazz around, locomote, cognisant, awarders, awareness, cast, drift, ramble, gad, vagabond, err, consciousness, witting, knowingness, roll, roam, alert, conscious, cognizant, sensible, gallivant, swan, alive, awake, stray.
Awarder zıt anlamlı kelimeler, Awarder kelime anlamı
Unconscious : Bilinçsiz. Şuursuz. Bilmeden. Farkında olmayan. Baygın. Kendinden geçmiş. Bilinçaltı ile ilgili. Şuurdışı. Kasıtsız. Bilinçaltı.
Asleep : Uyuyan. Uyumakta. Uykuda. Uyuşuk. Hissiz. Uyurken. Uyuşmuş. Duygusuz. Tembel.
Insensible : Bilinçsiz. Hissedilemeyecek kadar ufak. Duyumsuz. Bilgisiz. Baygın. Duyarsız. Umursamaz. Hissizlik. İnsafsızca. İlgisiz.
Awarder antonyms : incognizance, unwitting, unaware, stay in place.
Awarder ingilizce tanımı, definition of Awarder
Awarder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who awards, or assigns by sentence or judicial determination. A judge.

Bu kısımda Awarder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Awarder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Awarder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Awarder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.