Tramp türkçesi Tramp nedir

  • Serseri.
  • Orospu.
  • Rap rap sesi.
  • Çiğnemek.
  • Basmak.
  • Sürtmek.
  • Serserice dolaşmak.
  • Berduş.
  • Ağır ayak sesi.
  • Dolaşmak.
  • Uzun yürüyüş.
  • Sokak serserisi.
  • Dolaşmak (bir yeri).
  • Gezinme.
  • Yaya gitmek.
  • Ağır adımlarla yürümek.
  • Kuvvetli adımlarla yürümek.
  • Avare.
  • Yürümek.
  • Yürüyüp geçmek.

Tramp ile ilgili cümleler

English: Holly is jumping on the trampoline.
Turkish: Holly trambolinin üzerinde atlıyor.

English: Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Turkish: Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?

English: Ali and Mary jumped on the trampoline.
Turkish: Ali ve Mary trombolinden atladı.

Tramp ingilizcede ne demek, Tramp nerede nasıl kullanılır?

Tramp down : Ayak altında çiğnemek. Kötü davranmak.

Tramp it : Yaya gitmek.

Tramp steamer : Tarifeli işlemeyen talebe göre hareket eden yük gemisi. Tarifeli işlemeyen yük gemisi. Tramp gemi. Yük vapuru. Tarifeli olmayıp aldığı hatta göre çalışan gemi. Tramp gemisi. Şilep. Yük, mal taşımı yapan gemi. Yük gemisi.

Female tramp : Sürtük. Hayat kadını. Orospu. Fahişe.

Tramped : Ağır adımlarla yürümek. Yaya gitmek. Sürtmek. Serserice dolaşmak. Çiğnemek. Dolaşmak. Basmak. Yürümek. Dolaşmak (bir yeri). Kuvvetli adımlarla yürümek.

Trample : Ezmek. Çiğnemek (ayak altında). Basmak. Ayak ile çiğnemek. Ayaklar altına almak. Çiğneme. Çiğnemek.

 

Tramper : Adım atan kimse. Yürüyen kimse. Tramplenci. Adımlayan kimse. Ayağını sertçe vuran kimse. İp üzerinde yürüyen.

Trample out : Söndürmek.

Tramping : Otostop. Doğa yürüyüşü. Derbeder. Sırt-çantalı gezi.

Trample on : Saygısızlık etmek. İnsafsızca davranmak. Kaba davranmak. Üzerine basarak yürümek. Hor görmek. Ayaklar altına almak. Saygısız davranmak. Ayakla ezmek. Ayak altında çiğnemek. Üzerinde gezinmek.

İngilizce Tramp Türkçe anlamı, Tramp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tramp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Champed : Isırmak. Hart hurt yemek. Hapur hupur çiğnemek. Şampiyon. Gevelemek. Missouri eyaletinde yerleşim yeri.

At a loose end : Başıboş. Gayesiz. Boşlukta. İşsiz güçsüz.

Flaneur : (gayrı resmi) züppe. (fransızca) aylak. Amaçsız kaldırım mühendisi. Amaçsız aylak. Çıtkırıldım tip.

Advance : Terfi. İleri sürmek. Öne sürmek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Öne almak (tarih terimi). Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. İlerleme. Öndeleme. Artmak.

Errant : Hatalı. Maceraperest. Vefasız. Ayak işi. Maceracı. Yanlış. Başıboş dolaşan.

Circulates : Akımını sağlamak (havanın veya sıvının). Yayılmak (haber). Tamim etmek. Yaymak. Sürümde olmak (para). Tedavül etmek. Dolaştırmak. Yayılmak. Deveran etmek.

 

Floozies : Hoppa. Fahişe. Hoppa kadın.

Browse around : Gezmek.

Paced : Adımlamak. Hızını ayarlamak. Düzene sokmak. Rahvan gitmek. Volta atmak.

Tramp synonyms : street person, tramps, strolling, contravene, trampler, champing, clumps, chafe, chaw, lallygags, counterfeit, counterfeited, saunters, roams, bum, shlep, compress, gadding, ambulate, dawdler, tramped, dawdlers, hoofing, cyprians, marched, bat around, make progress, sidewalk superintendent, doxy, promenades, deambulatory, coin, promenade.

Tramp zıt anlamlı kelimeler, Tramp kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Ride : Süzülmek. Sataşmak. Arabaya binmek (sürmeden). Gezinti. Havada kalmak. Geçmek (yol). Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Sürmek. Sürüklenmek. Binmek.

Tramp ingilizce tanımı, definition of Tramp

Tramp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A long tramp. To trample. To tread upon forcibly and repeatedly. As, to go on a tramp. A foot journey or excursion. To wander. To travel. To stroll.