Tramping türkçesi Tramping nedir

Tramping ingilizcede ne demek, Tramping nerede nasıl kullanılır?

Tramp down : Ayak altında çiğnemek. Kötü davranmak.

Tramp it : Yaya gitmek.

Tramp steamer : Yük vapuru. Tramp gemi. Tarifeli işlemeyen yük gemisi. Tramp gemisi. Yük gemisi. Tarifeli işlemeyen talebe göre hareket eden yük gemisi. Yük, mal taşımı yapan gemi. Tarifeli olmayıp aldığı hatta göre çalışan gemi. Şilep.

Female tramp : Orospu. Sürtük. Hayat kadını. Fahişe.

Tramp : Yaya gitmek. Ağır adımlarla yürümek. Gezinme. Kuvvetli adımlarla yürümek. Ağır ayak sesi. Yürüyüp geçmek. Berduş. Serseri. Yürümek. Avare.

Trample underfoot : Ezmek. Basmak. Bastırmak. Ayağının altında çiğnemek. Çiğnemek.

Trampers : Ayağını sertçe vuran kimse. Adımlayan kimse. Adım atan kimse. Tramplenci. Yürüyen kimse. İp üzerinde yürüyen.

Trample on : İnsafsızca davranmak. Ayaklar altına almak. Üzerine basarak yürümek. Kaba davranmak. Hor görmek. Ayakla ezmek. Üzerinde gezinmek. Ayak altında çiğnemek. Saygısız davranmak. Saygısızlık etmek.

Trample over : Üzerinde dolaşmak. Kaba davranmak. Saygısızlık etmek. Saygısız davranmak. Hor görmek. Ayakla ezmek.

Trample down : Ezmek. Ayakla ezmek. Çiğnemek. Ayak altında çiğnemek.

 

İngilizce Tramping Türkçe anlamı, Tramping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tramping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vagabonded : İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Baldırı çıplak. Amaçsız. Kopuk. Başıboş. Belli bir evi bulunmayan. Serserilik yapmak. Başıboş kimse. Serserilik etmek.

Recitation : Ezberden okuma. Kıraat. Ezberden okunacak parça. Anlatma. Ezbere okuma. Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav. Ezberlenen parça. Nakletme. Sözlü yoklama.

Inhabitation : İkametgah. Ev. Oturma.

Dowdies : Elmalı turta. Hırpani. Pasaklı. Elmalı sufle. Dökük. Kılıksız. Pasaklı kadın. Çapaçul. Üstü başı dökülen kadın.

Unkempt : Darmadağınık. Bakımsız. Dağınık. Dağınık (saç). Parlatılmamış. Hırpani. Paçoz. Taranmamış. Düzensiz.

Untidier : Pasaklı. Düzensiz. Kılıksız. Savruk. Dağılmış. Dağınık.

Discipline : Disipline sokmak. Yola getirmek. Bilgi dalı. Disipline etmek. Eğitmek. Kontrol altında tutmak. Kontrol etmek. Disiplin. Cezalandırmak.

Hitchhike : Otostop çekmek. Otostop yapmak.

Inhabitancy : İkamet. Ev. Mesken. İkamet süresi.

Tramping synonyms : athletic training, skull practice, practice session, hitchhiking, drill, skull session, bivouacking, hitchhiked, grooming, backpacking, exercise, vagabond, roguish, hitching, hitchhikes, military training, untidying, preparation, untidy, fugitive, dowdy, habitation, schooling, raggedy, encampment, tenting, thumbing, trekking, practice, activity, toilet training, frumpish, untidiest.

Tramping zıt anlamlı kelimeler, Tramping kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Tembellik. Durgunluk. Etkisizlik.