Handed out türkçesi Handed out nedir

  • Tevzi etti.
  • Cep çıkmak.
  • Dağıttı.
  • Vermek.
  • Parayı tamamlamak üzere birisine para çıkmak.
  • Dağıtmak.
  • Bağışlamak.
  • Verdi.
  • Tevzi etmek.
  • Yazılı kağıdı dağıtmak.
  • Ücretsiz dağıtmak.

Handed out ile ilgili cümleler

English: The teacher handed out the tests.
Turkish: Öğretmen testleri dağıttı.

Handed out ingilizcede ne demek, Handed out nerede nasıl kullanılır?

Handed : Elli. Getirilen. Uzatılmış. El ile kullanıma uygun. Eli olan.

Out : Ortaya çıkmak. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Bayılmak. Kendini belli etmek. Nakavt etmek. Yanmak. Çıkış. Çıkarmak.

Handed down : Aşağıya kadar uğurlamak. Kararı bildirmek. Eskiden kalma. Miras bırakmak. Devretmek. Karar vermek. Bırakmak.

Handed in a paper : Yazılı kağıdı teslim etti. Öğretmene kompozisyon şeklinde verdi.

Handed in his resignation : İşinden ayrıldı. İstifasını verdi. Görevinden istifa etti.

Handedly : Belirli bir el ile (örn. sol elli). Sağ veya sol el ile.

İngilizce Handed out Türkçe anlamı, Handed out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Handed out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allows : Fikrinde olmak. Kabul etmek. İmkan vermek. Hesaba katmak. Bırakmak. Ayırmak. İndirim yapmak. İtiraf etmek. İzin vermek. Göz önüne almak.

 

Issue : Yayınlamak. Sorun. Sayı. Yayınlanmak. Sayı (yayın). Yayımlamak. İhraç. Sadır olmak. Neşet etmek.

Be on the loose : Kayıplara karışmak. Serbest olmak. Çılgınca eğlenmek. Özgür olmak.

Bestrews : Yayarak kaplamak. Saçmak. Kaplamak.

Condones : Hoş görmek. Göz yummak. Onamak. Tasvip etmek. Görmezlikten gelmek. Kusura bakmamak. Telafi etmek. Affetmek. Örtmek.

Bestrew : Yayarak kaplamak. Saçmak. Kaplamak.

Affords : Göze almak. Zaman ayırabilmek. Maddi gücü yetmek. Bulabilmek. Gücü yetmek. Parası yetmek. Zamanı olmak. Satın almaya gücü yetmek. Karşılamak (parasal olarak).

Administer : İdare etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Tedvir etmek. Verdirmek. Tayin etmek. Uygulamak. Müdürlük etmek. Ettirmek. Hizmet etmek.

Laid down : Feda etti. İthalatçının ülkesinde teslim edilmiş mal. Yatırdı. Koydu. Beyan etmek. Belirtmek. Bıraktı.

Ascribe : Yakıştırmak. Ayırmak. İsnat etmek. Üstüne atmak. Yormak. Atfetmek. Yüklemek. Hamletmek. -e yormak.

Handed out synonyms : bestowed, bestow, bestowing, clutter, be on the rampage, condone, dispense, hand out, handing out, apportions, distributes, deal out, accords, assign, conceded, dealing out, absolving, bestrewing, bestrewed, apportion, condoning, absolves, crack up, condoned, concede, distribute, give out, absolve, clutters, allow, bestrewn, absolved, allowing.