Bicycles türkçesi Bicycles nedir

Bicycles ile ilgili cümleler

English: On Children's Day, more than 50 bicycles were donated.
Turkish: Çocuklar Günü'nde 50'den fazla bisiklet bağışlandı.

English: There are nine million bicycles in Beijing.
Turkish: Pekin'de dokuz milyon bisiklet var.

English: Wherever you go, you see a lot of bicycles left on sidewalks near stations.
Turkish: Nereye giderseniz gidin, istasyonların yanında kaldırımlar üstünde bırakılmış çok sayıda bisiklet görürsünüz.

English: Let's rent bicycles over there.
Turkish: Orada bisikletler kiralayalım.

English: A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
Turkish: Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.

Bicycles ingilizcede ne demek, Bicycles nerede nasıl kullanılır?

Bicycle built for two : İki kişilik bisiklet.

Bicycle chain : Bisiklet zinciri.

Bicycle fork : Maşa. Bisiklet çatalı. Bisiklet maşası.

Bicycle frame : Bisiklet çatısı. (bisiklet) kadro. Bisiklet iskeleti. Bisiklet kadrosu.

Bicycle lock : Bisiklet kilidi.

Bicycle path : Bisiklet yolu.

Bicycle wheel : Bisiklet tekerleği.

Ride a bicycle : Bisiklete binmek. Bisiklet sürmek. Bisiklet kullanmak.

Racing bicycle : Yarış bisikleti.

Bicycle tour : Bisikletli tur. Bisiklet turu.

 

İngilizce Bicycles Türkçe anlamı, Bicycles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bicycles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tandem : İki kişilik bisiklet. Ardarda dizilmiş. Atların birbiri ardına koşulduğu araba. Birbiri ardına. Birbiri arkasına dizilmiş. İkili. Birbiri ardına koşulu olarak (atlar). Ardışık. Çift öğeli. Art arda dizili.

Handlebar : (bisiklet) gidon. Palabıyık. Bisiklet gidonu. Gidon. Yönelteç. Gidon (bisiklette veya motosiklette).

Splash guard : Sıçrama siperi. Çamurluk saçı. Deflektör. Çamurtutan. Çamurluk.

Roadsters : Uzun yol bisikleti. Roadster. Binek atı. İki kişilik hafif araba. Üstü açık araba. Üstü açık çift kişilik spor araba.

Bike : Motor veya önüne gelenle yatan kadın. Bisiklet sürmek. Motosiklet. Bisikletle gezmek. Motosiklete binmek. Motorsiklet. Bisiklete binmek.

Bicycled : Velespit. Bisikletle gezmek. Bisiklete binmek. Bisikletle gitmek. Bisiklet kullanarak gitmek.

Kickstand : Bisiklet çatalı. Bisiklet veya motosiklet çatalı. Bisikletin veya motosikletin ayakta durmasını destek. Destek çubuğu. Dayanak. Bisiklet omurgası. Bisikleti veya motosikleti destekleyen metal çubuk.

Bicycle built for two : İki kişilik bisiklet.

Treaders : Adım atarak dolaşan kimse. Yürüyen kimse. Yürüyen. Adım atan.

Sprocket wheel : Dişli makara. Dişli zincir çarkı. Zincir dişlisi çarkı. Zincir dişlisi. Dişli çark.

Bicycles synonyms : wheeled vehicle, safety bike, mountain bike, foot lever, bicycle seat, ordinary bicycle, off roader, foot pedal, safety bicycle, push bike, wheel, extrusive rock, roadster, biked, treader, bikes, mudguard, bicycle wheel, cycles, tandem bicycle, velocipedes, saddle, pushbike, cycle, treadle, cyclic, all terrain bike, pedal, bicycle, chain, sprocket, coaster brake, ordinary.

 

Bicycles zıt anlamlı kelimeler, Bicycles kelime anlamı

Acyclic : Kapalı yüzük şeklindeki çevrim yerine açık çevrim moleküler yapısı olan (kimya). Asiklik. Dairesel dizilişi olmayan (botanik terimi). Zincir biçiminde olan. Çevrimsiz. Dolamsız. Devirli olmayan. Devir ile meydana gelmeyen. Çevrimsel olmayan. Döngüsüz.

Walk : Gezdirmek. Yürüyerek gitmek. Adımla ölçmek. Taşımak (iterek). Dolaşmak. Eşlik etmek. Yürüyüşe çıkarmak. Yürütmek. Yürümek. Yürüterek yormak.