Bilateralism türkçesi Bilateralism nedir

  • Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Karşılıklılık.

Bilateralism ingilizcede ne demek, Bilateralism nerede nasıl kullanılır?

Bilateralis : Her iki tarafı etkileyen, iki yanlı, çift taraflı. Bilateralis.

Bilateralistic : İki taraflı. İki tarafı olan. Çift taraflı.

Bilateralities : İki yüzlülük. İki taraflılık. Çift taraflılık. İki taraflı olma durumu.

Bilaterality : İki taraflı olma durumu. Çift taraflılık. İki yüzlülük. İki taraflılık.

Bilateral agreement : İki taraflı antlaşma. İki taraflı anlaşma. Iki taraflı antlaşma. Gümrük, ekonomi alanlarında kullanılır. İkili antlaşma. İkili anlaşma. Her iki yanı da borçlandıran bağıtlar. İki yönlü bağıt. İki yanlı anlaşma. İki ülke arasında yapılan anlaşma, a. bk. çok yanlı anlaşma.

Bilateral conformity : İki taraflı mutabakat.

Bilateral control : İki taraflı denetim. Çiftyanlı eşzamanlama. İki yanlı denetim. Çift yanlı eşzamanlama.

Bilateral cardiac insufficiency : Tek taraflı kalp yetmezliklerinde sağlam tarafın yükünün artması sonucu oluşan veya çoğunlukla kronik kalp yetmezliklerinde ortaya çıkan sol ve sağ kalp yetmezliğinin aynı anda olması durumu. Çift taraflı kalp yetmezliği.

 

Bilateral contact : İki taraflı sözleşme.

Bilateral amplifier : İki yönlü kuvvetlendirici.

İngilizce Bilateralism Türkçe anlamı, Bilateralism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bilateralism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Correspondence : Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi. Haberleşme. Mektuplaşma. Uygunluk. Benzeşme. Tekabül. Benzerlik. Birbirini tutma.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Interrelationship : Karşılıklı olma. Karşılıklı ilişki. Karşılıklı münasebet. Karşılıklı bağımlılık.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Symmetry : Bir biçimin, bir nesnenin parçaları arasında, bir noktaya, bir çizgiye ya da bir düzleme göre tam karşılıklı olma durumu. bir nesne ile düz ayna görüntüsü bakışımlıdır. Bakışımlılık. Uyum. Bakışım. Tenazur. Bir dağılıma ilişkin eğrinin tepe noktasıyla ortalamayı birleştiren doğruya göre iki eşit parçaya ayrılması durumu. Simetri. Bir geometrik biçim, molekül ya da örütün, bir noktadan geçen çizgi, eksen ya da düzleme dikey bir çizgiyle ve bunlara göre birbirine eşit iki bölüğe ayrılabilmeleri özelliği. (örn. örütlerin benzer yüzeylerinin art arda düzenlenmeleri.). Tenasüp. Bir kristalde, elemanlarının bir eksen ya da bir düzleme göre eşdeğerinin bulunması.

Bilateralism synonyms : ability to pay principle, mutualness, a shift in individual demand, bilateral symmetry, abnormal budget receipts, a change in individual demand, a shift in demand, bilaterality, mutualities, abnormal budget, interrelationships, symmetricalness, a group shares, a shift in supply, mutuality, mutualism, ability to pay approach, balance, reciprocities, reciprocality, reciprocity.

Bilateralism zıt anlamlı kelimeler, Bilateralism kelime anlamı

Asymmetry : Herhangi bir simetri tipine sahip olmama durumu. Simetrik olmama. Asimetri. Bakışımsızlık. Bakışım özelliği göstermeme. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asimetrilik. Bakışım özelliği olmama durumu. Simetrinin bozulması. Bir dağılıma ilişkin eğrinin bakışımlılıktan ayrılma durumu.