Blackie türkçesi Blackie nedir

Blackie ile ilgili cümleler

English: The dog answers to the name of Blackie.
Turkish: Köpek Blackie adına cevap veriyor.

English: Blackie makes a lot of noise while he eats.
Turkish: Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.

Blackie ingilizcede ne demek, Blackie nerede nasıl kullanılır?

Blacking : Siyah boya. Kurşun tozu. Siyah ayakkabı boyası. Ayakkabı boyası.

Blacking out : Karartma. Hafızanın bilinç onayını bastırmak. Bayılmak. Bilgi saklamak. Elektrikleri kesmek. Bilgiyi gizlemek. Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Okunamaması için bir yazının bir kısmını siyah renkle karalamak. Elektrik kesintisine neden olmak. Bilincini kaybetmek.

Blackings : Ayakkabı boyası. Siyah ayakkabı boyası. Siyah boya. Kurşun tozu.

Blackish : Karamsı. Karaca. Siyahımsı. Siyahi.

Blackish brown : Rengi siyah gibi olan kahverengi. Siyaha çalan kahverengi. Siyahımsı kahverengi.

Black and white display : Renksiz ekran. Siyah-beyaz ekran.

Black alder : Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar. Barut ağacı.

Black and white : Siyah beyaz resim. Yazı. Basılı şey. Siyah beyaz. Siyah ve beyaz. Aklı karalı.

Black and white camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Siyah-beyaz görüntü yayınında kullanılan alıcı. renkli alıcı karşıtı. Siyah-beyaz alıcı.

 

Black africa : Kara afrika.

İngilizce Blackie Türkçe anlamı, Blackie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blackie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blacks : Siyah boya. Siyahlar. Siyah. Siyah giysi. Zenciler. İs.

Dun : Zorla alacağını istemek. Sıkıştıran alacaklı. Sıkıştırmak. Karanlık. Borçluyu sıkıştırmak. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı. Borcunu ödemeye zorlamak. Kuru tuzlanmış balıklarda küflerin özellikle sporendonema spp.’nin oluşturduğu kahverengileşmeyle görülen bozulma. Boz renk. Ödenmesini istemek.

Achromatic color : Şeffaf.

Black : Karartmak. Pis. Siyah giysi. Siyaha boyamak. İs. Kararmak. Kızgın. Kasvetli. Siyahi.

Achromatic colour : Akromatik renk. Şeffaf.

Brunets : Esmer kadın.

Colored : Taraflı. Göz boyayıcı. Boyanmış. Etki altında kalmış. Renklendirilmiş. Renkli. Boyama. Siyahi. Boyalı.

African : Tumbu sineği. Afrika'ya özgü. Afrika. Cordylobia anthropophaga. Afrikalı. Afrika ile ilgili. Afrikaanca. Afrika’da özellikle sahra’nın güneyinde görülen, ergin sinekleri sarı esmer-kırmızımsı veya esmer renkte, 6-12 mm büyüklükte, genellikle kulübelerin ve verandaların tavanında bulunan günboyu seyrek olarak uçmalarına rağmen, sabahları ve ikindi vakti etkin olan, larvaları insan ve hayvanlarda deri miyazisine neden olan sinek türü, cordylobia anthropophaga.

Coon : Kurnaz. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Marsık. Kara köpek. Karaköpek. Gündüz feneri. İrlanda'da yerleşim yeri. Zenci (aşağılayıcı). Hayb.

 

Sable : Kapalı. Kara renk. Koyu. Kara. Siyah. Samur kürkü. Samur. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 20 cm kadar kuyruğu olan, esmer kahverenkli ve yumuşak tüylü, gerdanı turuncu, başı koni biçiminde, kulakları büyük, kürkü çok değerli bir tür. Kasvetli.

Blackie synonyms : pitch black, soot black, africans, blacker, blackamoors, brunette, dark, blackness, coal black, blackamoor, value, inkiness, coloured, dark colored, duns, brunettes, duskier, duskiest, dark brown, blacky, blackest, crows, dunned, ebony, crow, dark skinned, dark complexioned, jet black, coons, brunet.

Blackie zıt anlamlı kelimeler, Blackie kelime anlamı

Light : Soba yakmak. İnmek. Aydınlık. Açık (renk). Işık. Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Yakmak. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Denk gelmek. Eşik.

White : Soluk benizli. Yumurta akı. Beyaz. Göz akı. Solgun. Beyaz ırktan olan. Sütlü kavhe. Gözün beyaz kısmı.

Blackie antonyms : chromatic color.