Achromatic colour türkçesi Achromatic colour nedir

Achromatic colour ingilizcede ne demek, Achromatic colour nerede nasıl kullanılır?

Achromatic : Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perdesi değişmeyen. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksiz.

Colour : Ton. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği. Coşkunluk. Maske. Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Dış görünüş. Nüans. Boya renklendirmek. Çarpıtmak. Boyamak.

Perceived achromatic colour : Türsüz renk. Algılanan, tür öğesinden yoksun renk. tayfsal renk yoğunluğu sıfır olan ruhfiziksel renk.

Achromatic color : Şeffaf.

Achromatic lens : Şeffaf lens. Akromatik mercek. Renksemez mercek. Renksiz mercek. Renk sapması olmayan görüntü yaratmak için kullanılan genellikle iki ayrı mercekten oluşan mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkser sapıncı düzeltilmiş mercek. İki ya da daha fazla cam türünden oluşan bileşik mercek.

 

Achromatic vision : Renksiz görüntü. Tam renk körlüğü.

İngilizce Achromatic colour Türkçe anlamı, Achromatic colour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Achromatic colour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gauzier : Hafif. Sisli. Puslu. Tüllü. Tiril tiril. Tül gibi.

Filmier : Puslu. Üzeri ince tabakayla kaplı. Zarlı. Zar ile kaplı. Zarla kaplı. Bulanık. Zar gibi.

Gauzes : Gaz bezi. Pus. Tülbent. Sargı bezi. Şilebezi. Bürümcük. Tül. Şile bezi. Gazlı bez.

Gauze : Pus. Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Kalın tül. Sargı bezi. Belli bir dramatik hava ve etki sağlamada kullanılan tül perde. Gaz bezi. Tül. Bürümcük. Tül perde.

Crystal : Parlak. Örüt. Yapı elemanları (atomlar, iyonlar, moleküller), belli bir kurala bağlı olarak, çevrimsel sıralanmış olan katı madde. (bu çevrimsellik sonucu, yüzeyler büyük kristallerde gözle görünür durumdadır. ancak doğal kristallerin çoğu, ideal koşullardaki ortamlarda büyüyemediklerinden mikroskopik büyüklükte kalırlar ve üstelik birbirlerine engel olarak sonuç yüzeyleri tam oluşamazlar.). Kesme cam. Berrak. Atom ve molekülleri, nitelik ve niceliklerine göre aralarındaki açı ve uzaklıklar belirli, erkeleri ise en düşük düzeyde tutularak özgün biçimlerde düzenlenmiş katı nesne. Saat camı. İriölçekte, düzgün geometrik biçimlerle büyüyüp belirli düzlemler boyunca kırılan, ufakölçekte ise düzgün bir özdecik dizilimi gösteren katı yapı. Bir kadın ismi. Basınç elektriğine dayanarak çalışan çeşitli aygıtların genel adı.

 

Filmiest : Üzeri ince tabakayla kaplı. Zar ile kaplı. Zarlı. Zarla kaplı. Puslu. Zar gibi. Bulanık.

Diaphanous : Yarısaydam. Yarı saydam. Saydam. Donuk.

Clearest : Temiz. Engelsiz. Parlak. Aşikar. Tiz. Saf. Belirli. Bulutsuz. Saydam. Katışıksız.

Gauziest : Hafif. Puslu. Tül gibi. Tüllü. Sisli. Tiril tiril.

Achromatic colour synonyms : achromatic color, gauzy, filmy, bright, crystalline, glazy.