Blain türkçesi Blain nedir

  • Uçuk.
  • Çıban.
  • Apseli şişkinlik.
  • Şişlik.
  • Şiş.
  • Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Blain ingilizcede ne demek, Blain nerede nasıl kullanılır?

Blains : Şişlik. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Şiş. Çıban. Apseli şişkinlik. Uçuk.

Chilblain : Soğuktan meydana gelen şiş. Soğuktan el ve ayaklarda oluşan kızarıklık. Soğuk şişliği. Mayasıl. El veya ayak parmağındaki şişkinlik (soğuktan dolayı). Kızarıklık. Şişlik.

Blair : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Britanyalı siyasetçi ve labor party (işçi partisi) eski lideri. Wisconsin'da (abd) bir şehir. Bir erkek adı. Britanya'nın 1997-2007 yılları arasındaki başbakanı. New england'da (abd) bir şehir. Tony blair (1953 yılında anthony charles lynton blair olarak doğdu). Nebraska'da (abd) bir şehir. Erkek ismi. Soyismi.

Blair house agreement : Blair house anlaşması. Sübvansiyonlu gıda malları dışsatımını sona erdirerek tarım ürünlerinin uluslararası ticaretinin serbestleştirilmesine yönelik ilk adım olarak 1992 yılında avrupa topluluğu (at) ile abd arasında yapılan anlaşma.

Anthony charles lynton blair : Tony blair (1953 doğumlu). Britanyalı siyasetçi ve işçi parti'sinin 1997'den 2007 haziran'ına kadar başbakan olarak görev yapmış lideri.

Blabber : Ağzında laf tutamamak. Gevezelik etmek. Çok aptalca konuşmak. Kafa ütülemek. Boşboğaz kimse. Muhbir. İspiyon.

 

Blab out : Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak.

Blabbering : İspiyon. Muhbir. Boşboğaz kimse. Gevezelik etmek. Kafa ütülemek. Ağzında laf tutamamak. Çok aptalca konuşmak.

Blabbermouthed : Geveze. Boşboğaz.

Blabbered : Kafa ütülemek. Gevezelik etmek. İspiyon. Boşboğaz kimse. Çok aptalca konuşmak. Muhbir. Ağzında laf tutamamak.

İngilizce Blain Türkçe anlamı, Blain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pastel : Pastel resim. Pastel boya kalemi. Pastel renk. Soluk renk. Pastele ait. Pastel boya. Pastel kalemi.

Concretion : Katılaşmış madde. Dondurulmuş cisim. Birleşme. Kireçtaşı yumrusu. Katılaşma. Yumru. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Betonlaşma. Bütünleşme.

Broaches : İleri sürmek. Konuya girmek. Açmak. Del. Delmek. Şişlemek. Çekmek. Açmak (bir konuyu). Delik açmak.

Bulgiest : Şişmiş. Kabarık. Şişkin. Pırtlak. Pörtlek. Karınlı.

Boss : Patronluk yapmak. -e emirler yağdırmak. Patronluk etmek. Patron. İdare etmek. Kabartma yapmak. Kabara. Yönetmek.

Lumps : Topaklar. Öbek. Ahmak. Yığın. Öbekler. Parça. Topak. Yumru.

Abscessing : Enfeksiyon boyutu eksik. İltahaplı dokuda irin birikmesi süreci. Yanı. Apse. İltahaplı dokuda toplanan irin. Abse.

Vapor : Dönüşül sıcaklığın altındaki gaz evresine verilen genel ad. Övünmek. Buharlaşmak. Buğu. Maddenin gaz hali. soğuk yüzeylerde oluşan yoğuşma. Duman. Buharlaşma. Böbürlenmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Faint : Kendinden geçmek. Güçsüz. Ürkek. Çok küçük. İçi geçmek. Silik. Bayılma. Güçsüzleşmek. Bir parça. Soluk.

Blown up : Berhava. Nefes nefese kalmış. Şişirilmiş. Soluğu kesilmiş. Şişmiş.

Blain synonyms : chilblains, sore, puffiness, nodule, broach, paler, abscess, bulgy, herpes, bump, bilges, bulging, blains, bleb, fistulae, boil, faded, crackpot, bulge, furuncles, lump, whacked out, palest, bulgier, protuberances, bilge, risings, bodkins, protuberance, abscesses, bosses, carbuncle, ethereal.

Blain ingilizce tanımı, definition of Blain

Blain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bulla, pustule, or blister. An inflammatory swelling or sore.