Blog nedir, Blog ne demek

Blog, ingilizce kökenli bir sözcük olup, log kelimesinden türetilmiştir. Log kelimesi de, bir şeylerin kaydını tutmak anlamında kullanılır. Bu anlamda blog için aşağıdaki anlamlar kullanılabilir

  • Günlük
  • Dijital ajanda
  • İnternetteki Not defteri

Blog hakkında bilgiler

En meşhur blog siteleri nelerdir? diye soracak olursak karşımıza şöyle bir liste çıkacaktır:

Vikipedi sitesindeki bir tanıma göre, blog siteleri güncelden eskiye doğru yazıların bir düzen içerisinde sıralandığı web tabanlı platformlardır. Bu anlamda birçok site bir anlamda blog sitesi kabul edilebilir ama blog sitelerini bariz bir biçimde diğer web sitelerinden ayıran bazı özellikleri vardır. Bu özellikler sayesinde, bir bakışta blog olup olmadığı anlaşılabilir.

Bloglar daha çok kişisel olarak tasarlanmışlardır ve çoğu herhangi bir ticari amaç gütmez. Bu özelliğiyle diğer sitelerden ayrılırlar. Günümüzde bloglar da video ve resim arşivinin gelişmesi ile birlikte değişime uğramıştır. Vlog diye tabir edeceğimiz video blog çeşitleri peydah olmuştur. Video blog sitelerine bir örnek youtube'dur. Daha ayrıntılı bilgi edinmek için tıklayınız.

Blog anlamı, kısaca blog tanımı:

 

Log : Toprak damlarda, yollarda toprağı ezmek için kullanılan taş silindir. Loğ, yuvak taşı

Tutmak : Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak

Kayıt : Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart

 

Günlük : O günkü, o günle ilgili. Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan eser, günce. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı

Defter : Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları. Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge

Dijital : Sayısal. Verileri bir ekran üzerinde elektronik olarak gösteren. Verilerin bir ekran üzerinde elektronik olarak gösterilmesi