Blowsed türkçesi Blowsed nedir

Blowsed ingilizcede ne demek, Blowsed nerede nasıl kullanılır?

Assail somebody with blows : Yumrukla saldırmak.

Come to blows : Kavga başlamak. Yumruk yumruğa gelmek. Yumruklaşmak. Çatışma patlamak. Saç saça baş başa gelmek. Çatışma patlak vermek. Elleşmek.

Exchange blows : Birbirine vurmak. Kavga etmek. Karşılıklı darbe indirmek. Yumruklaşmak. Savaşmak.

Exchange of blows : Yumruklaşma. Karşılıklı vuruşlar.

Exchange words or blows : Vuruşmak. Atışmak.

Deathblows : Ölüme neden olan darbe. Ezici darbe. Öldürücü darbe. Öldüren darbe. Son darbe.

Blowsiest : Darmadağınık. Düzensiz. Kırmızı suratlı (blowzy olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) dağıtılmış. Ciltte kırmızılık.

Blowsier : (britanya ingilizcesi) dağıtılmış. Düzensiz. Darmadağınık. Kırmızı suratlı (blowzy olarak da yazılır). Ciltte kırmızılık.

See how the wind blows : Şartları kontrol etmek. Ağız aramak. Durumun ne olduğunu anlamak.

Where the wind blows : Revaçta olan. Ana görüş. Popüler olan. Kamuoyu görüşü.

İngilizce Blowsed Türkçe anlamı, Blowsed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blowsed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dissolved : Ortadan kaybolmuş. Çözünmüş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Parçalarına ayrılmış. Çözelti içinde bulunan çözülmüş özdek, özdecik. Erimiş. Çözünmüş (hava). Son verilmiş. Çözünük.

Disarrayed : Karıştırmak. Kargaşaya itmek. Bozmak.

Dishevelled : Karmakarışık (saç). Darmaduman. Karmakarışık. (saç veya giysi) dağınık. Karman çorman. Dağınık.

Bestrewn : Yayarak kaplamak. Yayılmış. Dağıtmak. Kaplamak. Saçılmış. Saçmak.

Scragglier : İntizamsız. Pürüzlü. Taranmamış. Düz olmayan. Bozuk. Düzgün olmayan. Karmakarışık. Dağınık.

Blocked : Bloklanmış. Kapalı. Bloke. Tıkalı. Engellendi. Kullanımına izin verilmeyen. Öbeklenmiş. Bloke edilmiş.

Dismantled : Boşaltmak. Demonte edilmiş. Çıkarılmış. Yürürlükten kaldırmak. Yürürlükten kaldırılmış. Sökmek. Parça parça edilmiş. Dağıtmak. Sökülmüş.

Dissipated : Hovarda. Sefahat düşkünü. Çarçur edilmiş. Dağılmış. Maceracı. Sefih. Harcanmış. İsraf edilmiş. Ayyaş.

Desultorious : Maymun iştahlı. Amaçsız. Rasgele.

Decentralized : Merkezsizleştirilmiş. Dağınık. Ademi merkeziyetçi. Paylaştırılmış. Merkezi olmayan. Merkezden çekilmiş (ayrıca 'decentralised'). Yerinden yönetimli. Merkezsizleşmiş. Özeksiz.

Blowsed synonyms : unopen, nonopening, obstructed, hand blower, blow drier, out of use, blowsier, blowziest, blowzier, disheveling, messiest, arrhythmic, hair dryer, blowsiest, disseminated, blowzy, arrhythmical, hair drier, dishevels, diversified, scattered, allotted, dishevel, dispensed, desultory, aberrational, shut, bumpy, blowzed, drawn, bellows, disheveled, issued.

Blowsed zıt anlamlı kelimeler, Blowsed kelime anlamı

 

Unsealed : Mührü kırılmış. Mühürü açılmış. Sonuçlandırılmamış. Açılmış. Açık. Mühürsüz. Mühürlenmemiş.

Open : Fora etmek. Yarılmak. İçten. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Kısık olmayan (ses). Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Açık (kapı). Deşmek. Açık. Karara bağlanmamış.

Unobstructed : Kapatılmamış. Tam. Tıkanmamış. Açık. Engelsiz. Engellenmemiş.