Bo peep türkçesi Bo peep nedir

Bo peep ingilizcede ne demek, Bo peep nerede nasıl kullanılır?

Bo : Eroin. Laos'da yaşayan etnik bir grup. Bir erkek adı (beau'nun bir biçimi).

Peep : Dikiz. Çıkmak. Röntgenlemek. Röntgencilik etmek. Cik. Ötme sesi. Cik cik diye ses çıkarmak. Dikiz etmek. Kaçamak bakmak. Görünüvermek.

Bo model : Yap-işlet-devret modeli çerçevesinde inşa edilen tesislerin belirli bir süre sonunda kamu kuruluşuna devredilmeyip özel kesimin sahipliğinde olmasına izin verilmesine dayanan yatırım finansmanı ve özelleştirme modeli. Yap-işlet modeli.

Bo tree : Bo inciri. Bo ağacı. Bodhi ağacı. Asnam incir ağacı. Bilgelik ağacı.

Have a peep : Dikizlemek. (şöyle bir) bakmak.

Not to make a peep : Gıkı çıkmamak. Gık dememek.

Take a peep : Dikizlemek. (şöyle bir) bakmak.

İngilizce Bo peep Türkçe anlamı, Bo peep eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bo peep ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pries : Tecessüs. Koparmak. Gözetlemek. Zorla elde etmek. Burnunu sokmak. Dikizlemek. Merakla bakmak. Kaldıraç. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak.

Prying : Mütecessis. Manivela ile oynatma. Gözetleyen. Merakla bakan. Meraklı.

Glimpses : Bir an için görmek. Görür gibi olmak. Gözüne ilişmek. Anlık bakış. Kısa görmek. Görür gibi olmak (birini). Görünüp kaybolmak. Göz atmak. Bir an için görmek (bir şeyi).

 

Lookouts : Beklenti. Nöbetçi. Bekleme. Manzara. Gözetleme yeri. Ümit. Gözleme. Gözcülük yapma. Kollama.

Peeking : Röntgen. Dikiz etmek. Dikiz. Röntgenlemek. Röntgencilik. Dikizlemek. Gözetlemek. Gizlice bakmak.

Glimpsed : Bir an için görmek (bir şeyi). Kısa görmek. Anlık bakış. Göz atmak. Bir an için görmek. Görür gibi olmak. Görür gibi olmak (birini). Görünüp kaybolmak. Gözüne ilişmek.

Glanced : Göz atmak. Göz. Bakıvermek. Parıldamak. Bakmak. Göz gezdirmek. Kısaca bakış. Bakış.

Glimpsing : Gözüne ilişmek. Görünüp kaybolmak. Göz atmak. Bir an için görmek (bir şeyi). Bir an için görmek. Görür gibi olmak (birini). Görür gibi olmak. Anlık bakış. Kısa görmek.

Observations : Gözlem. Gözleme. Rasat. Seyretme. Gözetim. Yorum. Mülahazat. Gözlemler. Gözlem sonucu.

Glance : Göz atmak. Bakıvermek. Bakış. Kısaca bakış. Bakmak. Göz gezdirmek. Parıldamak. Göz.

Bo peep synonyms : peeked, quick view, pry, glimpse, spy, observation, lookout, pried, pryings, peeping, observing, quick viewer, look in, peek.