Have a peep türkçesi Have a peep nedir

Have a peep ingilizcede ne demek, Have a peep nerede nasıl kullanılır?

Have : Elinde bulunmak. Aldatmak. Dolandırmak. Kabul etmek. -si olmak. Bulunmak. Yapmak. Buyurmak. Zorunda olmak. Sahip olmak.

A : Atom ağırlığı. Herhangi bir. (herhangi) bir. En yüksek not. Pek iyi. Amperin simgesi. Miktar belirtir. Bir. Argonun simgesi. La (müzik terimi).

Peep : Gizlice bakmak. Cik cik diye ses çıkarmak. Cik. Ötme sesi. Dikiz. Görünüvermek. Dikiz etmek. Röntgenlemek. Çıkmak. Dikizlemek.

Have a baby : Bebeği olmak. Çocuk sahibi olmak. Doğurmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bash : Bir denemek. El atmak. İlk kez denemek. Teşebbüs etmek. İlk defa denemek. Girişmek.

Have a bearing on : Bir şeyin etkisinde olmak. Bir şeyle ilgili olmak. Etkilemek. Bir şeyle ilgisi olmak. İle ilgisi olmak. Bir şeyden etkilenmek.

Have a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Have a bash at : Girişmek. Bir denemek. El atmak.

Have a bath : Banyo yapmak. Banyoda kendini yıkamak. Banyo almak. Yıkanmak.

İngilizce Have a peep Türkçe anlamı, Have a peep eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a peep ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peeking : Röntgenlemek. Gözetleme. Dikizleme. Gözetlemek. Dikiz. Göz atıvermek. Gizlice bakmak. Röntgencilik. Dikiz etmek.

 

Case the joint : Gözetlemek. Soygun öncesi keşif yapmak. (hırsızlık yapmak amacıyla) bir yeri gözetlemek.

Pry : Gözetleme. Tecessüs. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak. Kaldıraç. Zorla elde etmek. Zorla söyletmek. Burnunu sokmak. Merakla bakmak. Gözetlemek.

Peek : Gözetlemek. Dikizleme. Dikiz. Röntgencilik. Göz atıvermek. Röntgen. Gözetleme. Röntgenlemek. Gizlice bakmak.

Peeks : Gözetlemek. Göz atıvermek.

Peeked : Röntgenlemek. Dikiz etmek. Dikiz. Gözetlemek. Röntgen. Gizlice bakmak. Röntgencilik. Gözetleme. Dikizleme.

Peeps : Kaçamak bakmak. Gözetlemek. Görünüvermek. Röntgencilik yapmak. Çıkmak. Uyku.

Peep : Cik. Röntgencilik etmek. Röntgenlemek. Gözetlemek. Kaçamak bakmak. Dikiz. Görünüvermek. Ötme sesi. Röntgencilik yapmak.

Cast a glance : Bir göz atmak. Bir bakış atmak. Göz atmak. Bakmak. Şöyle bir bakmak. Gözetlemek.

Have a peep synonyms : take a peep, pries, pried, peeped.