Have a bearing on türkçesi Have a bearing on nedir

  • Etkilemek.
  • Bir şeyin etkisinde olmak.
  • Bir şeyle ilgisi olmak.
  • Bir şeyden etkilenmek.
  • İle ilgisi olmak.
  • Bir şeyle ilgili olmak.

Have a bearing on ingilizcede ne demek, Have a bearing on nerede nasıl kullanılır?

Have : Aldatmak. -si olmak. Buyurmak. Sahip olmak. Dolandırmak. Bulunmak. Göz yummak. Elinde bulunmak. Malik olmak. Kabul etmek.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Pek iyi. Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Bir.

Bearing : Hareket. Doğurma. Duruş biçimi. İlgi. Meyve verme. Üstlenme. Yatak. Duruş. Taşıma. Taşıyan.

On : Civarında. Devrede. Açık. Yanmak. Yönünde. Üzerinde. Olmakta olan. Hazır. De. Makbul.

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad temper : Asabi olmak. Huysuz olmak.

Have a bad record : Kötü şöhreti olmak. Kötü tanınmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

İngilizce Have a bearing on Türkçe anlamı, Have a bearing on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a bearing on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have to do with : İle bir ilgisi olmak. Alakası olmak. Hakkında olmak (as in: bu ders insanlarımızın ikinci dünya savaşı tarihi ile ilgilidir. gibi).

 

Cast a spell on : -i büyülemek. Büyü yapmak. Büyülemek.

Bear on : İlgilenmek. Ateş etmek. Bağlantısı olmak. İlgili olmak. İle ilgili olmak. İlgisi olmak. İlişki kurmak. Etkisi olmak. Topa tutmak.

Carry weight : Ağırlığı olmak. Önemli olmak.

Dictating : Dikte etmek. Zorla kabul ettirmek. Belirlemek. Emretmek. Dikte ediliyor. Söyleyerek yazdırmak.

Empierce : İçyüzünü görmek. Delip geçmek. Delmek. Sırrını anlamak. Delik açmak. Nüfuz etmek. Tesir etmek. İçine işlemek. Bıçaklamak.

Relate to : Dair. İle iyi ilişki kurmak. İlişki kurmak. İle bağdaştırmak. Yönelik olmak. İle ilgili olmak.

Enamor : Aşık etmek. Büyülemek. Aklını başından almak.

Dictated : Söyleyerek yazdırmak. Zorla kabul ettirmek. Emretmek. Dikte etmek. Belirlemek. Dikte edilmiş.

Dictate : Gerektirmek. Zorla kabul ettirmek. Emretmek. Yazdırmak. İmla yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Söylemek. Belirlemek. Dikte etmek.

Have a bearing on synonyms : affects, concerns, act on, concern, do with, bear upon, dictates, have something to do with, catch up, be associated with, enamoring, affect, be pertinent to, colour.