Bolstering türkçesi Bolstering nedir

Bolstering ingilizcede ne demek, Bolstering nerede nasıl kullanılır?

Bolster up : Cesaretlendirmek. Güçlendirmek. Destek olmak. Yastıkla beslemek. Desteklemek.

Bolster : Yastık. Desteklemek. Çarpacak. Uzun yastık. Minder. Yastıklamak. Başlık. Destek. Cesaretlendirmek. Uzun yuvarlak yastık.

Bolstered : Desteklemek. Desteklenmiş. Yastıklanmış. Yastıklamak.

Bolsterer : Kuvvetlendiren. Destek. Destek veren. Güçlendiren. Yardımcı.

Bolsterers : Destek. Yardımcı. Destek veren. Güçlendiren. Kuvvetlendiren.

Bolsters : Desteklemek. Yastıklamak.

İngilizce Bolstering Türkçe anlamı, Bolstering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bolstering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cushion : Topu banda çarptırmak. Yastık koymak. Azaltmak. Minder. Minder koymak. Tampon yapmak. Gücünü azaltmak. Yastık. Etkisini azaltmak.

Assist : Muavenet. Asiste etmek. Sayı yaptırma. Asistanlık yapmak. Hazır bulunmak. İmdat. Yardımcı olmak. Yardım etmek.

Advocating : Savunmak. Müdafaa. Avukatlığını yapma. Savunma. Müdafaa etmek. Destekleme.

Fosterage : Evlatlık büyütme. Evlat edinme. Teşvik. Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme.

 

Cushioning : Yastık koymak. Topu banda çarptırmak. Tamponlama. Yastıkla besleme. Minder koymak. Tampon yapmak. Etkisini azaltmak.

Advocate : Müdafi. Taraftar. Korumak. Yandaş. Müdafaa etmek. Savunucu. Avukat. Savunmak.

Bear somebody out : Yardım etmek. Haklı göstermek.

Bolstered : Desteklenmiş. Yastıklanmış.

Bear out : Arka çıkmak. Yardım etmek. Tasdik etmek. Onaylamak. Doğrulamak. Kanıtlamak.

Bolstering synonyms : bolsters, cushions, afforce, be a party to, blistery, assisting, backed up, beareth, encouragement, assists, back up, advocated, be with, bolster, hot, accommodate with.

Bolstering zıt anlamlı kelimeler, Bolstering kelime anlamı

Cold : İngin. Üşümüş. Soğuk hava. Kaçınılmaz. Soğukkanlı. Yapmacık. Nezle. Donuk. Soğukalgınlığı. Üşüme.

Discouragement : Hevesini kırma. Cesaretsizlik. Hevesin kırılması. Vazgeçme. Engel. Cesaretin kırılması.