Bolt hole türkçesi Bolt hole nedir

  • Kaçış yolu.
  • Civata deliği.
  • Kaçış rotası.
  • Güvenliğe çıkan yol.
  • Bir askerin içinde saklanabileceği veya uyuyabileceği duvarda bulunan delik.
  • Kaçış yeri.
  • Cıvata deliği.
  • Farenin vb kaçtığı delik.
  • Sığınak.
  • Bir hayvanın güvenlik için kaçabileceği delik.

Bolt hole ingilizcede ne demek, Bolt hole nerede nasıl kullanılır?

Bolt : Tavan saplaması. Futbol, madencilik alanlarında kullanılır. Tıkınmak. Sürgü düzeni. Sürmelemek. Sürgülemek. Cıvata. Elemek. Katları oluşturan oyuncuların bir sürgü gibi kapanıp açılmalarına dayanan oyun biçimi. Cıvatalamak.

Hole : Deliğe sokmak. Yuvasına girmek. Delik. Çukur. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad. Kapanmak. Kazmak. Delik açmak.

Bolt cutter : Cıvata keskisi. Cıvata kesici. Cıvata tezgahı.

Bolt down : İçki yuvarlamak. Kadeh yuvarlamak. İçki içmek. Atıştırmak.

Bolt from the blue : Ani sürpriz. Beklenmedik sürpiz. Labbadak. Beklenmedik sürpriz. Tepeden inme. Beklenmedik veya şoke edici sürpriz veya olay (örneğin, she had been working in the company for twenty years, so when she quit, it must have felt like a bolt from the blue {bu şirket için yirmi yıl çalışmıştı, işi bırakması tam bir şok yaratmış olmalı}).

 

Bolt head : Cıvata ucu. Cıvata başı. Civata başı.

İngilizce Bolt hole Türkçe anlamı, Bolt hole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bolt hole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Covert : Kuşlarda kanat tüylerini örten tüy. Örtülü. Avlak. Gizli. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Kaplama. Saklanılan yer. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri.

Coverings : Kaplama. Kabuk. Tabaka. Koruma. Örtü. Kapama.

Escape route : Kaçış güzergahı. Onun vasıtasıyla birinin kaçabileceği yol.

Cove : Körfezcik. Koyak. Kovuk haline getirmek. Kemer. Kovuk oymak. Kemer oluşturmak. Koy. Körfez. Kovuk.

Escapeway : Kaçış istikameti. Firar yolu.

Air raid shelter : Hava hücum sığınağı. Hava saldırılarına karşı korunma sığınağı. Hava saldırısı sığınağı. Hava baskınına karşı sığınak.

Escape hatch : Firar kaportası. İmdat çıkışı.

Citadel : Kale. Hisar. İç kale. Eski çağlarda, insanların ve askerlerin, içine kapanıp yağıya karşı direnmeleri için kurulan yüksek ve kalın duvarlı, kuleli, burçlu ve mazgallı büyük yapı.

Bunkered : Dökme gereç deposu. Hazne. Yeraltı sığınağı. Alttan boşaltmalı tank. Depo. Kömürlük. Oda arkadaşı. Golfte topu bunkere sokmuş olan. Kömür ambarı.

Citadels : Hisar. İç kale. Kale.

Bolt hole synonyms : covering, bunkers, coverts, bombshelter, bunker, asylum, asylums, bomb shelter.