Bolting türkçesi Bolting nedir

  • Fırlayıp gitme.
  • (at vb) hızla çıkma.
  • Bulonlama.
  • Sürgü ile kapatma.
  • Sürgü ile kilitleme.
  • Eleme.
  • Cıvatalama.
  • Saplamayla tutturma.
  • Civatalama.
  • Sürgüleme.
  • Sapa kalkma.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Un eleme.

Bolting ingilizcede ne demek, Bolting nerede nasıl kullanılır?

Bolting silk : İpek gaze bezi. İpek gaz bezi.

Rock bolting : Kaya saplaması.

Unbolting : Civata sökme. Sürgüsünü açmak. Kilit açma.

Bolt cutter : Cıvata keskisi. Cıvata kesici. Cıvata tezgahı.

Bolt down : Atıştırmak. İçki yuvarlamak. İçki içmek. Kadeh yuvarlamak.

Bolt on : İnternet sayfasına hızlı ama güvenli bir biçimde eklenebilen ürün ya da sistemler. Sapın gövdeye vidalanmasına dayalı geçme yöntemi ve bu yolla üretilmiş gitar. Vidalı. Vidalı sap bağlantısı.

Bolt head : Civata başı. Cıvata ucu. Cıvata başı.

Bolt upright : Kendinden emin biçimde dimdik. Dimdik.

Bolt from the blue : Ani sürpriz. Beklenmedik sürpiz. Beklenmedik veya şoke edici sürpriz veya olay (örneğin, she had been working in the company for twenty years, so when she quit, it must have felt like a bolt from the blue {bu şirket için yirmi yıl çalışmıştı, işi bırakması tam bir şok yaratmış olmalı}). Beklenmedik sürpriz. Tepeden inme. Labbadak.

Bolt of lightning : Yıldırım.

İngilizce Bolting Türkçe anlamı, Bolting eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bolting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Karpit ışıtacı. Asetilen lambası.

Eliminations : Çıkarma. Atma. Yok etme. Eliminasyon. Giderme.

Sifted : Kalburdan geçirme. Elekten geçen. Filtreleme. Elenmiş. Elekten geçirilmiş.

Work : İşlemek. İş. Sızdırmak (para). Çalışmak. İşe yaramak. Emek sarfetmek. İşletmek. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Seğirmek. Eser.

Block vote : Blok oy. Toplu oy.

Audition : Yetenek denemesi. Seçme (tiyatro vs. için). Duyma gücü. Koro. Giriş sınavı. Ses sınavı. İşitme. İşitme gücü.

Vote : Önermek. İlan etmek. Bildirmek. Rey. Oylamak. Oy. Oylayarak kararlaştırmak. Oy vermek. Oy kullanmak. Rey vermek.

Gig : Sahneye çıkma. Tek atlı araba. Çalgı. Tüylendirmek. Kısa süreli iş. Flika. Zıpkın ile balık yakalamak. Çalgıcının icraatı. Konser. İş.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Locking : Kilitleme. Kenetleme. Çeşitli kaynaklardan (değişik işliklerden, dışarıda canlı yayından, mıknatıslı görüntü aygıtında, yabancı işliklerden, vb.) gelen resimler arasında geçiş, birleştirme ya da özel etkiler sağlanabilmesi için, bunların birbiriyle eşlenmesi. Kilit. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bolting synonyms : multiple voting, adit, straight ticket, split ticket, option, elimination, cribration, acid rock, abolishment, abandoned mine, engagement, sifting, acidization, actinolite, advancing longwall, ballot, advance per shift, blotting, acid proof, selection, veto, employment, activated carbon, choice, acid treatment, secret ballot, balloting, advance heading, additional support, abandon, pick, screening, additional flotation.

 

Bolting zıt anlamlı kelimeler, Bolting kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Bolting antonyms : unsarcastic.

Bolting ingilizce tanımı, definition of Bolting

Bolting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sifting, as of flour or meal. A darting away. A starting off or aside.