Boothe türkçesi Boothe nedir

  • Bir soyadı.

Boothe ingilizcede ne demek, Boothe nerede nasıl kullanılır?

Booth man : Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterimci.

Control booth : Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Selen odası.

Electric booth : Sahne ışıklama dizgesinin denetlendiği ve ışıklama uzmanlarının çalıştığı oda. Işık odası.

Hand puppet booth : El kuklası sahnesi. Çocuklara yönelik el kuklasında kullanılan arka kesimi açık, üç yanı kapalı sahne odacığı.

Information booth : Seyahat edenlere turistlere ve ziyaretçilere kullanışlı bilgiler sağlayan ve açık bir kamusal alandan bulunan stant. Danışma. Bilgi edinme yeri. Danışma yeri. Müracaat.

Portable puppet booth : Taşınabilir kukla sahnesi. Bir yerden başka bir yere kolayca taşınabilecek biçimde yapılmış olan kukla sahnesi.

Projection booth : Projeksiyon dairesi. Projeksiyon odacığı. Makine dairesi. Projeksiyon kabini. Gösterim odacığı.

Toll booth : Verginli geçiş gişesi. Ücretli geçiş gişesi. Ücretli geçiş gişeleri. Yol ücretlerinin alındığı gişe. Gişe (karayolu). (karayolu) bilet gişesi.

 

Voting booth : Oy kabini. Oy kullanma kabini. Oylama sırasında oy kullanan kişinin mahremiyetini sağlamak amacıyla her defasında tek seçmen tarafından kullanılan kabin veya küçük girinti.

Booth : Salaş. Çardak. Baraka. Kabin. Gişe. Stand (fuar vb). Gecekondu. Kulübe. Satış pavyonu. Odacık.

İngilizce Boothe Türkçe anlamı, Boothe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boothe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Root : Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. İlkyazı. Tutmak. Yatık bir kıvrımın ya da örtünün, az çok düşey durumda olan ve yere girer gibi bulunan arka yanı. Deşmek. Araştırmak. Örtü kökü. Kökleşmek. Kök. Kök salmak.

Abdel : Mısırlı subay ve siyasi lider. (arapça) bir ad. Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970). Gamal abdel nasser (1918-1970).

Milk tooth : Sütdişi. Memeli hayvanlarda yavru iken meydana gelen ve sonradan asıl dişlerle yer değiştiren geçici dişler. Süt dişi. Kuzudişi.

Bicuspid : Küçük azı dişleri. İki uçlu. Biküspid. İki parça halinde. Memelilerde büyük azı dişleri ile köpek dişleri arasındaki dişler. premolar dişler. Küçük azıdişi. Yiyeceği ezmek için kullanılan iki keskin uçlu diş.

Cusp : Uç. Sivri uç. Sivri uçlu. Doruk. Zirve. Dilim. Sivri çıkıntı. Kıyı çıkıntısı. Dönüm noktası. Birleşme noktası.

Blood brother : Kan kardeşi. Kan kardeş. Ana baba bir erkek kardeş. Öz kardeş.

Stump : Şaşkına çevirmek. Tahta bacak. Topallayarak yürümek. Küçülmüş kurşunkalem. Sorularıyla şaşırtmak. Kök kalıntısı. Küçücük kalmış parça. İzmarit. Meydan okumak. Kütük.

 

Teeth : Diş şekilli işleyici organ. Tırtık. Sevme (yemek). Sert yüzey (kağıt vb.). Diş çıkarmak. Tırnak. Pütür. Damak zevki. Diş. Dentes dens.

Dentition : Diş yapısı. Dantisyon. Dişlenme. Dentisyon. Bebeğin diş çıkarması. Diş çıkarma.

Boothe synonyms : permanent tooth, adult tooth, carnassial tooth, pulp cavity, primary tooth, malposed tooth, back tooth, front tooth, male sibling, abou hatzira, eyetooth, addison, little brother, chopper, abravanel, dentine, abderhalden, deciduous tooth, abbott, baby tooth, os, molar, half brother, abu, abramovitch, abegg, big brother, posterior, conodont, premolar, incisor, cuspid, canine tooth.

Boothe zıt anlamlı kelimeler, Boothe kelime anlamı

Sister : Rahibe. Hastalara bakan hemşirenin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan unvan. Rahibelerin ilk adından önce kullanılan unvan. Hemşire. Abla. Kız kardeş. Simil. Bacı. Kardeş. Yenge.

Please : Gönlünü hoş etmek. Sevindirmek. Memnun etmek. Hoşuna gitmek. Keyif vermek. Buyurmak. Mutlu etmek. Hoşnut etmek. Gönül almak. Gönlünü almak.

Boothe antonyms : female sibling.