Bops türkçesi Bops nedir

Bops ingilizcede ne demek, Bops nerede nasıl kullanılır?

Bebops : Caz müziğin ilk hali. Caz müzik türü.

Bop : Vurmak. Bir caz üslubu. Vuruş. Darbelemek (argo terim). Darbe.

Bopeep : Yüzünü kapayip birden açma oyunu. Çocukların saklanarak ve aniden ortaya çıkıp peekaboo (ce-ee) veya boo (heyya) diye bağırarak oynadıkları bir oyun.

Bopped : Bir caz üslubu. Darbe. Vuruş. Vurmak. Darbelemek (argo terim).

Bopper : Bopçu. Bop (bir caz müziği biçimi) çalan müzisyen.

Parasitic thrombophelibitis : Paraziter tromboflebitis. Tromboflebitis.

Lumbopubical position : Uzunluğuna arkadan gelişte yavrunun bel bölgesinin ananın çatı kemiğiyle karşı karşıya gelmesi biçiminde görülen pozisyon. Lumbopubikal vaziyet.

Lobopodium : Lobopodyum. Dil veya parmak biçiminde dış tabakası yoğun, iç tabakası daha akışkan, çabucak oluşup aynı hızla geri çekilebilen, entamoeba ve kimi mastigophora’larda bulunan bir protoplasma uzantısı. Lobopod.

Carboplatin : Karboplatin. Sisplatin kadar güçlü antineoplastik etkisi olan fakat kusturucu etkisiyle böbrek ve sinir sistemi üzerindeki zehirli etkisi daha düşük olan bir sisplatin benzeri kanser önleyici ilaç.

Ephebophilia : Hebephilia. Bir yetişkin tarafından genç birine karşı hissedilen cinsel çekim. Yeniyetmelere (ergenliğin başlarında olan) karşı yetişkin bir insanın cinsel tercihi ve cinsel çekimi. Genç kız veya erkeklerin kendilerinden yaşça büyük olan karşı cinse ilgi duymaları.

 

İngilizce Bops Türkçe anlamı, Bops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat : Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Çalmak (davul). Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Volta vurmak. Yuvasından çıkarmak (av). Çarpma. Geçmek. Yenmek. Çırpmak. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş.

Battings : Yorganlık pamuk. Sopa ile vurma. Vurarak. Vurma. Tabaka halinde pamuk. Dolgu elyafı.

Blow : Su fışkırtmak (balina). Fışkırmak. Çiçek açmak. Solumak. Çarçur etmek (argo terim). Kahretmek. Soluk soluğa kalmak. Uçmak. Patlamak. Uçurmak.

Clouting : Etki. Paçavra. Torpil. Prestij. İndirmek. İndirmek (argo terim). Güç. Nüfuz.

Birched : Kamçılamak. Falaka sopası. Dökmek. Huş ağacı. Sopayla dövmek. Betula. Sopalamak. Huş. Değnekle vurmak.

Batting : Dolgu elyafı. Sopa ile vurma. Vurma. Yorganlık pamuk. Vurarak. Sopayla vurma. Tabaka halinde pamuk.

Biff : Vajina. Yumruk. Am. Çarpmak. Yumruklamak. Bıff. Yumruk atmak. Yumruk vurmak.

Foreman : Amele başı. Jüri sözcüsü. İşçibaşı. Usta. Kolbaşı. Formen. Başkan. Ustabaşı. Kalfa. Reis.

Ganger : Ekipbaşı. Postabaşı. Ekip başı.

Bops synonyms : guvnor, bop, hirer, batteries, crusher, old man, brunt, beats, coup, bang, batters, clouted, clout, hack, straw boss, boff, chief, bopping, be reflected, attack, beatings, battery, biffing, supervisor, bopped, birches, biffs, baas, dunt, bumping, crushers, biffed, batter.

 

Bops zıt anlamlı kelimeler, Bops kelime anlamı

Employee : Çalışan. Eleman. Müstahdem. Adam. Hizmetli. İşçi. Memur. Personel. Görevli.

Follower : Baskıcı. Taraftar. Peyk. Başlık. Takipçi. Ahşap başlık. Yandaş. Hayran. Kuyruk. Destekçi.