Boraza nedir, Boraza ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yeni dikilen asma çubuğu.
Boraza ile ilgili Cümleler
- Ali borazanı ile her gün kalk borusu çaldı.
- Tom'un borazanını kimin çaldığına dair oldukça iyi bir fikri var.
- Ali hiç borazan çalamazdı.
- Ali borazanı ile her gün kalk borusu çaldı.
- Tom'un borazanını kimin çaldığına dair oldukça iyi bir fikri var.
- Ali hiç borazan çalamazdı.
Boraz ile ilgili Cümleler
Boraza ile ilgili Atasözü veya Deyim
nefesine güvenen borazancıbaşı olur : başarabileceğine emin olanlar büyük işlere girişmelidir anlamında kullanılan bir söz.
Boraza tanımı, anlamı
Boraz : Yağmurdan sonra toprağın üstünde meydana gelen tuzlu beyaz tabaka. Taşlık, işlenmemiş, sert toprak, ekilmemiş tarla. [Bakınız: bor]
Bora : Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr.
Borazan hayvanı : Bir hücrelilerin (Protozoa), kirpikliler (Ciliata) sınıfının, çember kirpikliler (Spirotricha) takımından, vücutları huni biçiminde, huninin geniş kısmı ağız alanına karşılık gelen, ağız alanının çevresi ve bütün yüzeyi kirpiklerle kaplı olan, besin alma sırasında kendini bir yere bağlayan bir cins. (Stentor), Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınıfının çember-kirpikliler (Spirotricha) takımından bir cins. Vücut huni biçimindedir ve huninin geniş ağızı ağız alanına karşılıktır. Ağız alanının çevresi ve bütün yüzeyi kirpiklerle kaplıdır. Besin alma sırasında kendini bir yere bağlar.
Borazan kuşugiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, bataklık kuşları (Grallae) takımından, Güney Amerika'da yaşayan, kanatları ve kuyrukları kısa, boyunları ve bacakları uzun kuşları içine alan bir familya.
Borazan mantarı : Cantharellaceae familyasından, siyah renkli, huni biçiminde, şapkalı, yenen bir mantar.
Borazankuşugiller : (Psophidae),iyi bilinir.
Borazan : Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru. Bu boruyu çalan kimse.
Borazan kuşu : Güney Amerika'da yaşayan, mavi ve yeşil metalik yansımalı bir kuş, agami.
Borazancı : Borazan çalan kimse.
Borazancıbaşı : Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.
Borazancılık : Borazancının yaptığı iş.
Dikil : Horoz. Alık.
Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
Asma : Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.
Diğer dillerde Borasik asit anlamı nedir?
İngilizce'de Borasik asit ne demek ? : boracic acid

Bu kısımda Boraza nedir? Boraza ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Boraza tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Boraza hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.