Borazon türkçesi Borazon nedir

  • Borazon.

Borazon ingilizcede ne demek, Borazon nerede nasıl kullanılır?

Bora : Bora. Dalmaçya kıyılarında kuzeyden esen soğuk ve kuru yerel rüzgar. genellikle sağanak yağışlarıyla son bulan, sert ve geçici rüzgar. bk. boran. Soğuk bir kuzeydoğu rüzgarı.

Boracic : Borik. Meteliksiz. Borakslı. Borasik.

Boracic acid : Borasik asit. Borik asit. Asit borik. Asitborik.

Boracite : Bandırma taşı. Borasit. Mineral. (mg6 (cı2/b14o26); metalimsi olmayan parıltı, renksiz, gri, sarımsı, yeşilimsi; çizgi ak; sertlik 7, yoğunluk 2.9-3.).

Borage : Hodan (bit.). Hodon. Hodan.

Boran cattle : Boran sığırı. Etiyopya’dan köken alan, somali’nin boran kabilesinin yerli ırklarının etçi ırklarla ve daha sonra doğu afrika’ya yayılarak şarole ve bos indicus sığırlarla birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, güney etiyopya, kuzey kenya ve güneybatı somali’de yetiştirilen, genellikle beyaz veya gri renkli, kırmızı veya alaca da olabilen, boğalarında çoğunlukla siyah benekler görülen, sıcaklık, kene enfeksiyonları ve göz hastalıklarına karşı dirençli, susuzluğa dayanabilen ve düşük kaliteli yemlerle yaşamını sürdürebilen, döl verimi yüksek ve erken cinsel olgunluğa ulaşan, öncelikli olarak et verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı.

 

Borages : Hodan. Hodon.

Borane : Boran.

Borated : Boratlanmış. Boratlamak. Borat (borik asit tuzu) ile muamele etmek.

Borate : Asit borik tuzu. Borat. Boratlamak. Borat minerali. Borat (borik asit tuzu) ile muamele etmek.

İngilizce Borazon Türkçe anlamı, Borazon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borazon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Line : Çizgi çizmek. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Astar kaplamak. Satır. Çizmek. Sürütme oltaları. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Kırıştırmak. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı.

Skyline : Binalar veya dağlar vb'nin ufukta çizdiği siluet. Şehrin silueti. Silüet. Ufuk hattı. Ufuk çizgisi. Minnesota eyaletinde şehir.

Ambit : Ortam. Saha. Çerçeve. Sınır. Şümul. Alan. Muhit. Etraf. Çevre. Hudut.

View : Görünüş. İncelemek. Bakış. Bireyin belli bir konudaki bakış açısı ve anlayış biçimi. Görmek. Gözetim. Kanı. Üzerinde düşünmek. Tetkik etmek. Bakmak.

Range : Dizmek. Bir merminin ya da öğeciksel parçacığın bir özdek içinde ulaşabildiği uzaklak. Erimi olmak. Yayılma alanı. Dağılım genişliği. Bir aracın, dolu depo ile, yeniden yakıt almadan gidebileceği uzaklık. Doğrultmak. Canlıda, yüksek enerjili bir parçacığı durdurmak için gerekli madde kalınlığı. Katılmak. Çeşitlilik.

Purview : Kapsam. Mefhum. Konu. Sadet. Alan (soyut olarak). Meal. Görüş alanı. Anlam. Saha. Hüküm alanı (bir yasanın).

 

Perspective : Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perspektif. Bakımlık. Geniş bakış açısı. Derinlemesine inceleme yeteneği. Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Görünüm. Derinlik. Görünge.

Sensible horizon : Yatay ufuk.

Scope : Konu. Kapsam. Kavrama gücü. Araştırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saha. Osiloskop. Genişlik. Amaç. Geniş görüntülük.

Reach : Kavrama gücü. Elin erişebileceği uzaklık. -e varmak. Etkilemek. Ulaşmak. İle iletişim kurmak. Çarpmak. Uzatmak. Temas kurmak. Görüşmek.

Borazon synonyms : linear perspective, compass, visible horizon, orbit, apparent horizon.

Borazon zıt anlamlı kelimeler, Borazon kelime anlamı

Ashamed : Üzülmüş. Utandırılmış. Utanç duyan. Mahcup. Utanmış. Mahçup.