Bordering sea türkçesi Bordering sea nedir
- Anadenizden adadizileri ya da sığ eşliklerle ayrılan, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından karanın geniş ölçüde etkisi altında bulunan deniz alanı.
- Kenar deniz.
- Coğrafya alanında kullanılır.
Bordering sea ingilizcede ne demek, Bordering sea nerede nasıl kullanılır?
Bordering : Sınır komşusu olmak. Bitişik olmak. Sınırdaş. Demeye gelmek. Benzer olmak. Sınır koymak. Sınırlama. Kenar geçirmesi. Sınırlayan. Kıyısı olan.
Sea : Derya. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Umman. Denizle ilgili. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Okyanus. Deniz. Dalga.
Borderings : Sınırlayan. Kenar geçirmesi. Sınırdaş. Sınırlama.
A heavy sea : Fırtınalı deniz. Dalgalı deniz.
Accident at sea : Deniz kazası.
Across the sea : Denizin diğer tarafında. Denizin karşısında.
İngilizce Bordering sea Türkçe anlamı, Bordering sea eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bordering sea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.
Agricultural production : Tarım üretimi. Sebze. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Taze meyve. Zirai üretim.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ağaçlandırma.
Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.
Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.
Bordering sea synonyms : marginal sea, aluvial coast, alluvial deposit, ageing of the population, abrasion platform, air route, adventife cone, altimetric profile.

Bu kısımda Bordering sea kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bordering sea ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bordering sea anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bordering sea ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.