Bound state türkçesi Bound state nedir
- Erkil engelini aşmaya yeterli erkesi olmadığı için bir erkil çukuru içinde bağlı kalan dizge.
- Bağlı hal.
- Fizik alanında kullanılır.
Bound state ingilizcede ne demek, Bound state nerede nasıl kullanılır?
Bound : Sınırlarını çizmek. Sektirmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Kalgımak. Bağlı. Sekip geri gelmek. Kuşatmak. Zıplamak. Kısıtlamak. Sınırlamak.
State : İhtişam. Duru. Eyalet. Hal. Debdebe. Görkem. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Açıklamak. Mevki. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum.
Bound by an oath : Antlı. Yeminli.
Bound column : İlişkili sütun.
Bound electron : Belirli atomlarda bir protona ve nötrona bağlı olan elektron. Bağlı elektron.
Bound item : Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal. Bağlı mal.
İngilizce Bound state Türkçe anlamı, Bound state eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bound state ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absorptiometer : Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurma cihazı. Soğurumölçer. Absorbsiyometre. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt.
Acoustic feedback : Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi. Akustik geribesleme.
Absorption band : Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurma bandı. Soğurum kuşağı.
Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.
Absorption loss : Soğurum yitimi. Emme kaybı. Emme yitiği. Soğurma kaybı. Absorpsiyon kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitmesi.
Absolute units : Temel kütle. Saltık birimler. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.
Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.
Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.
Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük.
Absorption edge : Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı.
Bound state synonyms : accelerometer, abampere, absolute zero, acoustic absorptivity, abcoulomb, absorptivity.

Bu kısımda Bound state kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bound state ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bound state anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bound state ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.