Bowfins türkçesi Bowfins nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kel turna balığı.
  • Kel turna balığıgiller.
  • Balıklar (pisces) sınıfının, yuvarlak pullular (cycloganoidea) takımından, çoğu fosilleşmiş, kel turna balığı (amiatus calvus) türü hala yaşayan bir familya.

Bowfins ingilizcede ne demek, Bowfins nerede nasıl kullanılır?

Bowfin : Yuvarlak pullular (cycloganoidea) takımının, kel turna balığıgiller (amiidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, amerika'nın tatlı sularında yaşayan bir tür. Kel turna balığı.

Bow and arrow : Yay ve ok.

Bow and scrape : Yaltaklanmak. Sahte bir saygı göstermek. Yüzü yerde olmak. Aşırı saygı gösterisinde bulunmak. Yağ çekmek. Haddinden fazla saygılı davranmak. El pençe divan durmak.

Bow bells : Londra'daki bow kilisesinin çan sesleri.

Bow compass : Çekit pergeli. Kavis kumpası. Kavis kompası.

Bow saw : Çelik testeresi. Kol testeresi.

Bow the knee : Üstünlüğünü kabul etmek. Karşısında diz çökmek.

Bow out of : Çekilmek. Bırakmak. Ayrılmak.

Bow sprit : Cıdavra (gemi).

Bow out : Çekilmek. Başını eğerek çıkmak. Emekliye ayrılmak.

İngilizce Bowfins Türkçe anlamı, Bowfins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bowfins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Dogfish : Küçük köpekbalığı. Küçük köpek balığı. Kedibalığı. Köpekbalığı.

Amia : Yayyüzgeç. Kel balık. Kelbalık. Çamurbalığı.

Bowl : Leğen. Lambanın altına yerleştirilen, kupa biçimindeki yayıcı, kırıcı ya da yansıtıcı. Bowling oynamak. Dokuz kuka oyunu. Yolunda gitmek. Kase. Kadeh. Tas. Bovling oynamak. Stadyum (amerikan ingilizcesi).

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Playing : Oyun. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması. Oynama. Okuyor. Çalma. Oynayan. Oynak. Yürütülüyor. Okunuyor.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

Ganoid : Parlak pullu balık. Parlak. Parlak pullu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Bowfins synonyms : amia calva, genus amia, ganoid fish, bowfin, abiotic factor, abiotic environment, abambulacral area, aardvarks, aardwolf, a protein, a cell, a chromosome, grindle, roll, abductor muscle, a site, aardvark, run up.

Bowfins zıt anlamlı kelimeler, Bowfins kelime anlamı

Domineering : Zorbalık eden. Otoriteli. Zorba. Baskıcı. Baskı yapan. Dediğim dedik. Despotça davranan. Hükmeden. Otoriter.