Box in türkçesi Box in nedir
- Sıkıştığı yerden çıkmamak.
- Sıkışıp kalmak.
- Dar bir yere tıkışmak.
- Kutu barajı yapmak.
- Küçülen kutu.
- Bir yerde kapanıp kalmak.
- Sıkıştırmak.
Box in ile ilgili cümleler
English: Ali was holding a small box in his hands.
Turkish: Ali ellerinde küçük bir kutu tutuyordu.
English: He tried to open the box in vain.
Turkish: O boş yere kutuyu açmaya çalıştı.
English: Ali put the box in the car.
Turkish: Ali kutuyu arabaya koydu.
English: He had a big box in his arms.
Turkish: Onun kollarında büyük bir kutu vardı.
English: He was holding a large box in his arms.
Turkish: O, kollarında büyük bir kutu tutuyordu.
Box in ingilizcede ne demek, Box in nerede nasıl kullanılır?
Box : Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Loca. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Kutu. Kasa. Saplama kutusu. Özel bölme. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı.
In : Halinde. İçeri doğru yönelen. Olarak. Dahili. Çok moda olan. İç. Mevsimi gelmiş. İçeriye. İktidardaki. İçinde.
Box annealing : Kasada tavlama. Kutu fırında tavlama.
Box barrage : Sürgü ateşi.
Box calf : Krom tuzlarıyla işlem görmüş ve üzerinde kare şeklinde izler bulunan dana derisi.
Box coat : Kalın arabacı paltosu.
Box cox regression model : Box-cox bağlaşım modeli.
İngilizce Box in Türkçe anlamı, Box in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Box in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Box up : Sandığa koymak.
Bear against : Bastırmak. Karşı koymak. Baskı yapmak.
Besets : Etrafını çevirmek. Rahat bırakmamak. Sıkıntı vermek. Sarmak. Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Kuşatmak. Dört bir yandan saldırmak.
Jam in : Takılmak. Tıkıştırmak. Küçücük yere sıkıştırmak. Kıstırmak. Sıkışmak.
Astringes : Büzmek. Kabız. Sıkmak.
Be urgent with somebody : Zorlamak.
Bombard : Topa tutmak. Gülle yağdırmak. Bombardıman yapmak. Yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Üzerine varmak. Bombalamak. Dövmek. Soru yağmuruna tutmak.
Besieges : Etrafını almak. Kuşatmak. Muhasara etmek. Çevresini sarmak. Çevirmek. Kuşatma altına almak. Kuşatma altında tutmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Başına üşüşmek. Yağmuruna tutmak.
Astringing : Kabız. Büzmek. Sıkmak.
Astringed : Büzmek. Sıkmak. Kabız.
Box in synonyms : be stuck, besieging, bottle up, get stuck in, bombards, bombarded, beset, besiege, astringe, bombarding.

Bu kısımda Box in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Box in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Box in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Box in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.