Bozgu nedir, Bozgu ne demek

Bozgu; Basketbol alanında kullanılan bir kelimedir.

Basketbol'daki anlamı:

Bir oyuncunun teknik bir sapkı yapmasından doğacak ceza.

Bozgu ile ilgili Atasözü veya Deyim

bozguna uğramak (veya vermek) : yenilip perişan olmak, dağılmak, hezimete uğramak.

Bozgu anlamı, kısaca tanımı

Bozguç : Çanakkale şehri, Çan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi

Bozgun söylemek : Bir şeyin iyi ve fena taraflarını söylemek.

Bozguna düşmek : İshal olmak.

Bozguşlu : Bozkuşlu.

Gönülgücü bozgunu : Alışılmış değer ölçeklerinin, düşüncelerin, durum tanımlamalarının ve işpayı anlayışlarının çözüldüğü durumlarda bireylerde kişilik bütünlüğünün, toplumsal kümelerde küme bağlılığının güçsüzleşmesi ya da yitmesi.

Bozgun : Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.

Bozguncu : Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.).

Bozgunculuk : Bozguncu olma durumu.

Bozgunluk : Bozgun. Bozgun olanın durumu.

Doğaca : Çirkin. At, eşek ve benzerleri hayvanlarda soğuk almaktan, terli ve yorgunken su içmekten ileri gelen hastalık. Tetanos. Çanakkale ili, Çan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Teknik : Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi. Yol, beceri, yöntem. Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama. Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin.

 

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Sapkı : Bir görevin ve özellikle bir fizyoloji görevinin ters bir yön alması.

Ceza : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Bozgu anlamı nedir?

İngilizce'de Bozgu ne demek ? : technical foul