Bran new türkçesi Bran new nedir

Bran new ingilizcede ne demek, Bran new nerede nasıl kullanılır?

Bran : Buğday kepeği. Tane yemlerin öğütüldükten sonra elenerek ununun ayrılması sonrası geriye kalan selülozca zengin hayvanlara suyla karıştırılarak verildiğinde dışkının kitlesini artırarak atılmasını kolaylaştıran kabuk kısmı. Kepek.

New : Yaş. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Yeni olarak. Görülmemiş. Yeni. Acemi. Değişik. Turfanda. Taze. Gıcır.

Branagh : Kenneth branagh (1960 doğumlu). Britanyalı ünlü bir aktör ve film yönetmeni (shakespeare oyunlarından yorumladığı filmleriyle ünlüdür). Bir soyadı.

Brancard : Bir kimseyi taşımak için kullanılan sedye. At talaşı (eski kullanım).

Branch : Ayırmak. Dallara ayrılmak. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus. İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. Dallanmak. Kollara ayrılmak. Yayılmak. Dere. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Sapma.

Branch address : Sapma adresi. Dallanma adresi.

 

İngilizce Bran new Türkçe anlamı, Bran new eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bran new ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spick and span : Çok şık. Tertemiz. İki dirhem bir çekirdek. Taptaze.

Crispest : Canlı. Buruşmak. Kırışık. Çıtır çıtır. Kırışmak. Zindeleştiren. Dalgalandırmak. Taze. Gevretmek. Gevrekleştirmek.

In mint condition : İyi durumda. Mükemmel veya harika durumda. Mükemmel. Yeni gibi. Dört başı mamur. Eskimemiş. Yeni.

Immaculate : Masum. Tertemiz. Pirüpak. Pak. Tam. Hatası veya kusuru olmayan. Sağlam. Kusursuz. Lekesiz. Saf.

Brand new : Çok yeni. El değmemiş. Pırıl pırıl. Çiçeği burnunda. Hiç kullanılmamış. Kullanılmamış. Son çıkan.

Unused : Kullanılmayan. Yeni. Kullanılmamış. Alışmamış. Alışık olmayan.

Shiny : Açık. Parlamış (eski). Havsız. Berrak. Eskimiş (elbise). Cilalı. Parlak. Ruşen.

As good as new : Yeni gibi. Mükemmel durumda.

Red hot : Taze (haber). Kıpkızıl. En yeni. Öfkeli. Son derece öfkelenmiş. Akkor halinde. Kızgın. Ateşli. Ateş saçan.

Bran new synonyms : brand spanking new, mint state, span new, crisp, spickandspan.