Break out türkçesi Break out nedir

  • İsyan çıkmak.
  • Başlamak (savaş veya yangın).
  • Firar etmek.
  • Kaçmak.
  • Ortaya çıkmak.
  • Çıkmak.
  • Fırtına kopmak.
  • Kopmak.
  • Patlamak.
  • Patırtı kopmak.
  • Patlak vermek.

Break out ile ilgili cümleler

English: When did Ali break out of prison?
Turkish: Ali ne zaman hapishaneden kaçtı?

English: I hope war doesn't break out.
Turkish: Umarım savaş patlak vermez.

English: War may break out at any moment.
Turkish: Savaş her an patlak verebilir.

English: What the teacher said made Mary break out into a cold sweat.
Turkish: Öğretmenin söylediği şey, Mary'ye soğuk terler döktürdü.

English: The war didn't break out by accident.
Turkish: Savaş tesadüfen patlak vermedi.

Break out ingilizcede ne demek, Break out nerede nasıl kullanılır?

Break : (ses) gitmek veya kısılmak. Fırsat. Değişiklik. Çiğnemek. Uymamak. Sona ermek. Ara. Söylemek. Yıkmak. Teneffüs.

Out : Dışarı. Kendini belli etmek. Bayılmak. Dışarı atmak. Ortaya çıkmak. Yanmak. Çıkış. Dışarıda. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak.

Break out in a cold sweat : Soğuk ter dökmek. Soğuk terler dökmek.

Break out in a rash : Sivilce çıkarmak. İsilik olmak.

Break a code : Şifreyi çözmek. Şifre kırmak. Şifreyi bulmak. Kod kırmak.

Break a contract : Sözleşmeye uymamak. Kontrat ihlal etmek. Sözleşmeyi bozmak. Anlaşmayı ihlal etmek. Yasal bir anlaşmayı ihlal etmek.

 

İngilizce Break out Türkçe anlamı, Break out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arose : Kalkmak. Oluşmak. Doğmak. Doğrulmak. Husule gelmek. Kaynaklanmak. Yükselmek. Meydana gelmek. Ayağa kalkmak. Zuhur etmek.

Climbed : Sarılarak tırmanmak. Yükselmek. Tırmanmak. Aşama kaydetmek.

Break through : Yarıp geçmek. Sökmek. İlerleme kaydetmek. Atılım yapmak. Doğmak. Görünmek. Üstesinden gelmek. Zorla geçmek.

Outcropped : Yeryüzüne çıkmış kaya. Kaya katmanının yeryüzüne çıkması. Aflörman. Yeryüzüne çıkmak. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Baş gösterme. Patlama. Yeryüzüne çıkmak (kaya).

Absquatulation : Bir yere beklenmedik bir şekilde ve izinsiz gitmek. Bir yerden aceleyle ayrılma. Hızlı bir şekilde ayrılmak. Terketmek.

Explode : Bozmak. Patlatmak. Yıkmak. Patlama yapmak. Kırılmak. Havaya uçurmak. İnfilak etmek. Aksini ispatlamak.

Decamping : Ayrılmak. Kampı bozup ayrılmak. Sıvışmak.

Climbs : Sarılarak tırmanmak. Güçlükle çıkmak. Yükselmek. Aşama kaydetmek. Tırmanış. Tırmanmak. Tırmanma. Yokuş.

Explodes : Kırılmak. Patlatmak. Bozmak. Çürütmek. Yanlış olduğunu göstermek. Patlama yapmak. Havaya uçurmak. Aksini ispatlamak.

Detonate : Patlatmak. Patlatmak (bomba vb). İnfilak etmek. İnfilak ettirmek. Şiddetle patlamak.

Break out synonyms : burst, erupting, desert, absquatulate, break, absconding, rupture, erupts, brast, flees, appear, arise from, arises, ascend, ascends, part, detaching, climb, escapes, crack, blow, come off, flee, deserting, erupt, bolt, detonated, breaks, come about, detonates, arisen, bursts, burst out.