Breakout türkçesi Breakout nedir

  • Toplu kaçış.
  • Çıkış yakalama.
  • Firar.
  • Hapisten kaçma.
  • Patlak verme.

Breakout ingilizcede ne demek, Breakout nerede nasıl kullanılır?

Breakout force : Koparma kuvveti.

Breakouts : Toplu kaçış. Firar. Hapisten kaçma. Çıkış yakalama. Patlak verme.

Break a code : Şifreyi bulmak. Kod kırmak. Şifre kırmak. Şifreyi çözmek.

Break a contract : Yasal bir anlaşmayı ihlal etmek. Sözleşmeyi bozmak. Sözleşmeye uymamak. Kontrat ihlal etmek. Anlaşmayı ihlal etmek.

Break a habit : Alışkanlığı bırakmak. Alışkanlığı kesmek. Bir alışkanlıktan vazgeçmek. Kötü alışkanlıktan kurtulmak. Alışkanlıktan kurtulmak. Bir alışkanlığı bırakmak. Bir bağımlılıktan kurtulmak.

Break a promise : Verdiği sözü bozmak. Sözünden dönmek. Sözünde durmamak. Verdiği sözü yerine getirmemek. Dönmek. Sözünü tutmamak.

Break a leg : İyi şanslar. Bol şans. Şeytanın bacağını kırmak.

Break a lance with : Boy ölçüşmek.

Break an agreement : Sözleşmeyi bozmak. Anlaşma bozmak. Anlaşmayı bozmak.

Break a strike : Çalışanların geri kalan kısmı grevdeyken çalışmak. Bir grevi bozmak. Grevi dağıtmak. Grevi kırmak. Bir grevin dağılması.

İngilizce Breakout Türkçe anlamı, Breakout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breakout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Eruption : İsilik. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Döküntü. Yerin iç kesiminden gelen katı, sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Erüpsiyon. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Püskürme. Fışkırma.

Desertions : Kaçaklık. Terk. Askerden kaçma. Firar etme. Askerlikten kaçma. Kaçma. Terketme. Din değiştirme.

Escapology : Kurtuluş. Zincirlerden kurtulma şovu (houdini gibi). Paçayı kurtarma. Atlatma. Kaçış.

Outbreaks : Çıkma. İsyan. Yeryüzüne çıkmış kaya katmanı. Başlama. Salgın.

Getaway : Kaçış. Geçit. Tüyme. Kaçma. Kaçamak. Sıvışma.

Eruptions : Püskürme. Diş çıkması. Kabarma. Patlama. Fışkırma.

Outbreaking : İsyan. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). Başlama. Feveran. Salgın. Tezahür. Patlama. Baş gösterme. Çıkma.

Break : Sona ermek. Parçalanmak. Patlamak. Daha iyi yapmak. Değişiklik. İhlal etmek. Fırlamak. Tan. Koparmak. Kırmak.

Outbreak : Patlama. Tezahür. Baş gösterme. İsyan. Başlama. Feveran. Çıkma. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire). Yeryüzüne çıkmış kaya katmanı.

Gaolbreaking : Firar etme. Hapishaneden kaçma. Hapisten firar etme.

Breakout synonyms : prisonbreak, prison breaking, getaways, outbursts, flight, midnight express, breakouts, escape, flights, jailbreaks, gaolbreak, desertion, recrudescence, breach of prison, jailbreak, absence without leave, outburst.