Bring into disrepute türkçesi Bring into disrepute nedir
- İtibardan düşürmek.
- -e gölge düşürmek.
- İtibarını yerle bir etmek.
- Kötü tanıtmak.
- Adını lekelemek.
- Gölge düşürmek.
- Adını kötüye çıkartmak.
Bring into disrepute ingilizcede ne demek, Bring into disrepute nerede nasıl kullanılır?
Bring : İkna etmek. Sebebiyet vermek. Neden olmak. Ayıltmak. Kazandırmak. Doğurmak. Getirmek. Razı etmek. Kandırmak. Belirtmek.
Into : E. Şekline. Ye. -e. Biçimine. İçeriye. -in içine. Haline. İçine. -a.
Disrepute : Kötü şöhret. Adı çıkmışlık. Şerefsizlik. Kötü nam. İtibarsızlık. Kötü ün.
Bring into : İthal etmek. Dışarıdan mal getirmek. Getirmek. Başlatmak.
Bring into a certain state : Belirli bir duruma getirmek.
Bring into contempt : Hor görmek. Mahçup etmek. Mahcup etmek. Küçük düşürmek. Aşağılamak.
Bring into derision : Maskara etmek. Alaya almak.
Bring into accord : Uzlaşmaya sevk etmek.
Bring into action : Faaliyete sokmak. Hayata geçirmek. Harekete geçirmek.
Bring into court : Kovuşturma açmak. Mahkemeye vermek. Mahkemeye sevk etmek. Bir suçlamayı kayda geçirmek.
İngilizce Bring into disrepute Türkçe anlamı, Bring into disrepute eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring into disrepute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dampens : Kaçırmak. Islatmak. Nemlendirmek. Nemlenmek. Söndürmek. Köreltmek. Tavlamak. Tadını kaçırmak. Kırmak.
Defame : Karalamak. Hakaret etmek. Altın adını bakır etmek. Namusuna leke sürmek. İtibarsızlaştırmak. Ününe leke sürmek. Lekelemek. Kara çalmak. İsmine leke sürmek. Kötülemek.
Detract from : -dan azaltmak. Uzaklaştırmak. Düşürmek. -den azaltmak. Eksiltmek. Azaltmak. -den uzaklaştırmak.
Cast a shadow upon : Üstüne gölge yapmak.
Discrediting : İtibarını zayıflatmak. İtibarsızlaştırmak. Kötülemek. Gözden düşürmek. Kuşku duymak. İtibarını sarsmak. Güvenini sarsmak. Halkın gözünden düşürmek. Güvenmemek.
Defames : Karalamak. İtibarsızlaştırmak. İftira atmak. Lekelemek. Kötülemek. İftira etmek. Dil uzatmak. Hakaret etmek. Namusuna leke sürmek.
Overshadows : Gölgede bırakmak. Küçültmek. Gölgelemek. Gölge etmek. Geçmek. Aşmak. Düşürmek.
Cast doubt on : İnancı sarsmak. Şaibe katmak. Şüphe çekmek. Şüphe uyandırmak. Kuşku uyandırmak. Kuşkuya düşürmek.
Overshadow : Aşmak. Gölgede bırakmak. Gölge etmek. Gölgelemek. Küçültmek. Düşürmek. Geçmek.
Compromise : Uzlaştırmak. Anlaşmak. Anlaşmaya varma. Tutum, görüş, kanıların birbirine uygun düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşması. Uzlaşma. Uzlaşmak. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin, toplumsal değerlerin paylaşılmasında karşılıklı ödünlerle aralarında bir anlaşmaya varmaları. Anlaşmaya varmak. Ödünleşmek.
Bring into disrepute synonyms : cast a shadow over, infamize, strike a sour note, make a travesty of, discredit, cast a slur on, disennoble, compromising, call in question, dampen, discredits, compromises.

Bu kısımda Bring into disrepute kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring into disrepute ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring into disrepute anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring into disrepute ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.