Bristled türkçesi Bristled nedir

  • Diken diken olmak (saç).
  • [#kıl Kıllı].
  • Dolu olmak.

Bristled ile ilgili cümleler

English: Jale bristled with rage after Moustapha broke her vase.
Turkish: Jale, Mustafa onun vazosunu kırdıktan sonra nefretle doldu.

Bristled ingilizcede ne demek, Bristled nerede nasıl kullanılır?

Bristle up : Sinirlenmek. Tüylerini kabartmak.

Bristle with : Hoş olmayan bir şeyle dolu olmak.

Hydrolisable bristle meal : Hidrolize kıl unu. Hidrolize kılın öğütülmüş durumu.

Hydrolisable bristle : Temiz ve bozulmamış kılın, hayvan beslemesine uygun bir ürün elde edilebilecek bir sıcaklık ve basınç uygulanması suretiyle hazırlanan, proteinin hazmolma derecesi, pepsin yöntemine göre % 80 den az olmaması gereken bir ürün. Hidrolize kıl.

Bristle : Sert fırça. Domuz kılı. Sert kıl. Kıl. Dikleşmek. Dolu olmak. Saçı diken diken olmak. Tüylerini kabartmak. Kızmak. Saçları diken diken olmak.

Bristlier : İdare edilmesi güç. Kıllı. Kıl gibi. Öfkeli. Sinirli. Terbiye. Kılımsı. Sert.

Bristling : Çaçabalığı yavrusu. Ringa yavrusu.

Bristol board : Bristol karton. Pürüzsüz ve cilasız bir yüzeyi olan düz sert kağıt.

Bristletail : Kılkuyruk. Uzun dikenli veya sert tüylü kuyruğu olan fakat kanatları olmayan küçük bir böcek.

Bristols : İngiltere'de şehir. Güney dakota eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. (kaba ingiliz argosu) kadının gögüsleri. Virginia eyaletinde bölge. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Virginia eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri.

 

İngilizce Bristled Türkçe anlamı, Bristled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bristled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbate : Sakallı.

Abounds : Bol olmak. Bollaşmak. Kaynamak. Bollanmak. Çok olmak. Bol miktarda bulunmak. Çok sayıda bulunmak.

Be alive with : Çok miktarda bulunmak. Kaynamak.

Burry : Çapaklı.

Crinites : Saçlı.

Brushy : Çalılıklarla dolu. Kalın çalılar ve çalı benzeri ağaçlarla kaplı. Bir sürü kısa sert kılı olan. Kabarık. Fırça gibi. Çalılarla kaplı. Çok tüylü. Kaba tüylü. Çalılık dolu.

Bristlier : İdare edilmesi güç. Sert. Sinirli. Kıl gibi. Terbiye. Kılımsı. Öfkeli.

Chaetal : Kılımsı. Traşı gelmiş (zooloji). Anızlı.

Armed : Kollu. Kilitli. Zırhlı. Silahlandırılmış. Atışa veya ateşlenmeye hazır. Ateşli. Silahlı.

Crawl : Emeklemek. Krol yüzmek. Yağ yapmak. Sürünmek. Böcek istila etmek. Yağ çekmek. Dalkavukluk etmek. Yavaş ilerlemek. (böcekle) dolu olmak.

Bristled synonyms : barbellate, bristly, setaceous, bristles, prickly, crawled, bristle, be filled with, be abundant in, abound, briary, briery, hairiest, haired, hairier, teem, bristliest, crawls, floccose, setose, crinite, abounded, be full, burred, spiny, barbed, hairy, simmer with, hirsute, spill over with, thorny, crinose.

Bristled zıt anlamlı kelimeler, Bristled kelime anlamı

Unarmed : Savunmasız. Korumasız. Silahsız. Silahsızlandırılmış.