Broadness türkçesi Broadness nedir

Broadness ingilizcede ne demek, Broadness nerede nasıl kullanılır?

Broad arrow : İngiliz mallarını gösteren ok işareti. İngiliz hükümetinin mallarını gösteren ok işareti.

Broad ax : Savaş baltası. Balta.

Broad axe : Balta. Geniş ağızlı balta. Dülger baltası. Savaş baltası.

Broad base terrace : Geniş tabanlı teras.

Broad beam : Geniş ışın.

Broad bodied : Kız böceği. Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler (ınsecta) sınıfının, kız böcekleri (odonata) takımından, vücudu ince yapılı, başı ve karnı geniş ve yassı bir tür. prosthogonimus türlerinin ikinci ara konağı olarak görev yaparlar.

Broad bodied libellula : Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler (ınsecta) sınıfının, kız böcekleri (odonata) takımından, vücudu ince yapılı, başı ve karnı geniş ve yassı bir tür. Kız böceği.

Broad beans : Kuru bakla. Bakla.

Broad beam headlamp : Geniş huzmeli far. Geniş hüzmeli far.

Broad breasted bronze turkey : Geniş göğüslü bronz hindi. Ana vatanı ingiltere olan amerika’ya 1935, kanada’ya ise 1920 yılında getirilmiş, aynı zamanda geniş göğüslü ağır beyaz ve küçük beyaz beltsville hindilerinin elde edilmesinde kullanılan, temel renk siyah, her iki eşeyde gaganın uç kesimi kahverengimsi sarı, dip kesimi kahverengi siyah, gözler koyu kahverengi, sakallar siyah, bacaklar genç yaşlarda siyah iken yaş ilerledikçe siyah-pembe olarak görünen, erkeklerde gerdan ve boyunun üst kesimi, baş ve yüz kırmızı olarak gözlenen hindi ırkı.

 

İngilizce Broadness Türkçe anlamı, Broadness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broadness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expanse : Yayılma. Geniş alan. Enginlik. Açılma.

Extensiveness : Yaygınlık. Uzunluk. Büyük çapta olma. Şümullü olma. Ferahlık. Kapsamlılık.

Breadth : Saha. Uzaklık. En. Düşünce özgürlüğü. Mesafe. Arz. Genişlik (gemide). Vüsat. Liberallik.

Ampleness : Büyüklük. Çokluk. Etraflılık. Bolluk.

Berths : Yatak. Gemici ranzası. Yatak yer vermek. Rıhtıma yanaşmak. Görev. Limana girmek. Rıhtıma bağlamak. Demir yeri. Yatacak yer bulmak.

Candidnesses : Doğruluk. Dürüstlük. Samimiyet. İçtenlik.

Expanses : Yayılma. Geniş alan. Enginlik. Açılma.

Expansion : Genişletme. Bir iktisadi dalgalanma evresinde reel gayrisafi yurtiçi hasılanın dipten zirveye varasıya geçirdiği artma süreci. krş. daralma. Coğrafya, fizik, iktisat, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Açılım. Büyüme. Genleştirme. İlerleme. Değişmez kütleli bir cismin ısı ve basınç gibi etkilerle oylumunun artması. Yayılma. Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay. bk. büzülme, mekanik parçalanma.

Break : Yenmek. Söylemek. Tutmamak. Dalmak. Kesmek. Kırma. Değişiklik. Bozdurmak. Parçalanmak. İhlal etmek.

 

Capaciousness : Ferahlık. Havadarlık. Büyüklük.

Broadness synonyms : amplitudes, extent, aperture, amplitude, exhaustiveness, commodiousness, wideness, width, apartness, baldness, air gap, apparentness, berth, candidness, calvities, candor, apertures, heaviness, breadths, candors, thickness, expansions, extensity, certainties.

Broadness zıt anlamlı kelimeler, Broadness kelime anlamı

Narrowness : Kısıtlılık. Darlık. Kısıntı. Sınırlama.

Broadness ingilizce tanımı, definition of Broadness

Broadness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition or quality of being broad. Coarseness. Breadth. Grossness.