Broken spirit türkçesi Broken spirit nedir

Broken spirit ingilizcede ne demek, Broken spirit nerede nasıl kullanılır?

Broken : Parçalanmış. Beli bükük. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Kesik. İhlal edilmiş. Bölünmüş. Çökmüş. Tutulmamış. Uyulmamış. Bozuk.

Spirit : Kesilen kurbanın ruhunun koruyucu bir görev üstleneceğine ilişkin yaygın halk inancı, krş. konut kurbanı. Koruyucu ruh. Örnek insan. Neşelendirmek. Heveslendirmek. İçilmemesi amacıyla içine uygun katkılar eklenmiş etil alkolün halk dilindeki adı. Cesaretlendirmek. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Gizlice kaçırmak.

Broken spirits : İstek veya ümit kaybı. Depresyon.

Broken account : Kapatılmış hesap. Kesilen sayışım. Kesilen hesap. İşlemlerin bir başka sayışıma alınması nedeniyle eski sayışımın arıtılması ya da kapatılması.

Broken bone : Vurmak. Dövmek. Kemiklerini kırmak. Fena benzetmek. Kırılan kemik. Kıçını tekmelemek.

Broken bread : Ekmeğini bölüşmek. Biriyle yiyeceğini paylaşmak. Yemeğini paylaşmak. Ekmeğin bölmek.

İngilizce Broken spirit Türkçe anlamı, Broken spirit eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Broken spirit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glumness : Umutsuzluk. Somurtkanlık. Suratsızlık. Kasvet.

Depression : Durgunluk. İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama. Coğrafya, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Daralma. Ilıman enlemlerde görülen alçak basınçlı hava döngüsü. Çukur. Kasvet. Ekonominin tam çalışma düzeyi altında dengede bulunuşu, (işsizlik, eder düşüklükleri, yapım öğelerinin ulusal gelirden aldığı payların azalması gibi sakıncalar doğurur). Dermansızlık. Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal veya bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması.

Dismalness : Sönüklük. Kasvetlilik. Kederlilik. Sıkıntılı olma durumu. Loş ve sıkıntı verici olma durumu.

Sinkholes : Obruk. Su toplanan alçak yer. Ponor. Subatan. Çöküntü.

The blahs : Can sıkıntısı.

Desolateness : Terkedilmişlik. Yalnızlık. Umutsuzluk. Boşluk. Haraplık. Terk edilmişlik. Kimsesizlik. Issızlık. Çoraklık. Verimsizlik.

Despondence : Umutsuzluk. Bunalım. Ümitsizlik. Melankoli.

Sinkhole : Obruk. Subatan. Ponor. Su toplanan alçak yer. Çöküntü.

Dejectedness : Keyifsizlik. Mutsuzluk. Karamsarlık. Üzüntü. Üzgünlük.

Downer : Yatıştırıcı. Sakinleştirici. Yatıştırıcı madde. Müsekkin.

Broken spirit synonyms : depressions, broken spirits, the depression, dumps.