Broomier türkçesi Broomier nedir

  • Süpürgemsi.
  • Süpürgeye benzeyen.

Broomier ingilizcede ne demek, Broomier nerede nasıl kullanılır?

Broomiest : Süpürgeye benzeyen. Süpürgemsi.

Brooming : Süpürge çekme.

Broom made from heath : Çalı süpürgesi.

A new broom sweeps clean : Bir işe yeni başlayan kimse kendini kabul ettirmek için elinden geleni yapar. İşbaşına yeni gelen kimse iyi iş görür. İşe yeni başlamış kişi işini canla başla yapar. Yeni süpürge iyi süpürür. İşe yeni başlamış kişi canla başla işini yapar.

New broom sweeps clean : Yeni ve iyi durumda olan bir şey daha iyi çalışır.

Broomrapes : Otsu formda, gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen, yaprakları pul şeklinde körelmiş, meyveleri kapsül tipinde, bitki kökleri üzerinde parazit olan bir familya. Küçük çiçekli ve çok küçük yapraklı asalak bitki. Canavar otugiller. Başka bitkilerin kök asalağı olarak yaşayan, yaprakları körelmiş, pulsu ve yeşilsiz çiftçenekliler familyası.

New broom : Düzeni ve prosedürleri değiştirmeye çalışan yeni yönetici veya müdür.

Brooms : Süpürge. Katırtırnağı (botanik terimi).

Broomsticks : Süpürge sapı. Süpürge sopası.

Broomstick : Süpürge sopası. Sapı. Süpürge sapı.

İngilizce Broomier Türkçe anlamı, Broomier eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Broomier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Someone : Biri. Önemli kimse. Bir kimse. Birisi. Kimse. Şahsiyet.

Fault : Suç. Aksaklık. Daha önce sıkışık, sertleşmiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi. Kusur bulmak. Günah. Kınamak. Kusur. Yanılgı. Yönetmeliğe aykırı hareket. Kabahat.

Slip : Kaybetmek. Çıkarmak. Kötüye gitmek (durum). Kaçmak. Sürçmek. Çözülmek. Sıyırmak. Erken doğmak (zooloji terimi). Kaymak. Kaçırmak.

Bungle : Acemice iş yapmak. Karışıklık. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Berbat etme. Büyük hata. Becerememek. Acemice iş. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Beceriksizlik. Bozma.

Fumble : El yordamıyla yürümek. Elleri dolaşmak. El yordamıyla aramak. Tutamayış. Becerememe. Bozmak. Beceriksizce yapmak. Yoklamak. Beceriksizce atak. Topu düşürmek (oyunda).

Flub : Büyük hata. Gaf yapmak. Aptalca hata. Bozmak. Gaf. Berbat etmek. Perişan etmek. İçine etmek. Pot kırmak.

Foul up : Bozmak. Tıkanmak. Karmakarışık olmak. Rezil etmek. Dolaştırmak. Perişan etmek. Kirletmek. Karışıklık. Berbat etmek. İçine sıçmak.

Bull : Vurguncu. Saçma. Gaf. Erkek fil. Polis. Kocaman erkek hayvan. Spekülatör. Spekülasyon yapmak. Borsacı. Çamyarması.

Faux pas : Hata. Kabalık. Falso. Gaf. Pot. Uygunsuz hareket.

Broomier synonyms : baby boom generation, broomiest, snafu, fuckup, somebody, broomy, boner, howler, soul, pratfall, solecism, misstep, mortal, bobble, stumble, clanger, gaucherie, baby boomer, person, boo boo, fluff, trip, muff, mistake, baby boom, trip up, blunder, individual, error, botch, blooper, gaffe, spectacle.