Broughams türkçesi Broughams nedir
Broughams ingilizcede ne demek, Broughams nerede nasıl kullanılır?
Brougham : Kapalı araba. Atlı araba. Kupa. Fayton. Kupa arabası. Elektrikli eski tip otomobil.
Brought : Vermek (ceza). Neden olmak. Getirmek. İkna etmek. Getirtilen. Razı etmek. Getirilmiş. Kazandırmak. Verilen. Celp olunan.
Brought about : Vuku bulmak. Meydana getirilmiş. Gerçekleştirilmiş. Neden olunmuş. Hasıl etmek.
Brought back : Geri getirmek. Geri götürmek. Hatırlatmak.
Brought close together : Biraraya getirmek.
Brought down : İndirmek. Nakil yekun.
Brought forward : Sunulmuş (bir konu). Hesap toplamını nakletmek. Yükseltilmiş. Bir sayfadan diğerine transfer edilmiş. Öne getirilmiş veya öne yaklaştırılmış. Nakliyekun. Nakli yekun. Nakli yekün. Bir sayfadan diğerine aktarılmış (muhasebe). Devir.
Brought into accord : Uzlaşmaya sevk etmek.
Brought into consonance : Ahenk sağlamak.
Brought into disorder : Kargaşa yaratmak.
İngilizce Broughams Türkçe anlamı, Broughams eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Broughams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coach : At arabası. Eğitmek. Koçluk yapmak. -i çalıştırmak. Özel ders vermek. Otobüs. Taşımak. Yetiştirmek. Antrenörlük yapmak.
Chalices : Kadeh biçiminde gonca. Ayinde kullanılan kadeh. Kadeh şeklinde gonca. Kadeh. Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi. Tas.
Hearts : Gönül. Kalp. Orta kısım. Göbek. Can. Vicdan. Kalpler. Yürek. Cesaret.
Buggies : Akılsız. Delice. Çocuk arabası. İki kişilik araba. Brıçka. İki tekerlekli hafif araba. Japon arabası. Böcekli. Böcek dolu.
Crt : Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yaygın bir bilgisayar ekranı türü (bilgisayar). Ekran. Eksiuç ışıtacı. Eksiuç ışınlarının devinimini doğrudan doğruya gözlemeyi sağlayabilen, havası boşaltılmış ışıtaç. (eksiuç ışıtaçları, almaç ışıtaçlarının temelini oluşturur). Bir takımyıldızın adı. Cathode ray tube (katot ışınlı tüp).
Rig : Donatmak. Teçhiz etmek. Hile yapmak (seçimde vb.). Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak). Süslemek. Hile ile yönetmek. Yalancıktan yapmak. Teçhizat. Uyduruvermek. Allayıp pullamak.
Goblet : Kadeh. İçerisine dondurulmuş sperma içeren payetler yerleştirilerek sıvı azot içerisinde payetleri bir arada tutmaya ve saklamaya yarayan, kanisterler içerisine konan plastik kap veya kadeh. kimi sert kenelerin stigmal yüzeyleri üzerindeki kimi işaretler. Goblet. Laboratuvarda sıvıların ölçülmesi ve aktarılması gibi genel amaçlarla kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, kadehe benzer cam kap. Ayaklı cam eşya.
Chalice : Kadeh biçiminde gonca. Aşai rabbani ayininde kullanılan şarap kadehi. Kadeh şeklinde gonca. Ayinde kullanılan kadeh. Tas. Kadeh.
Saloon : Meyhane. Salon (yolcu gemisinde). Lüks salon. Sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı araba. Büyük araba. Dükkan. Salon bar. Büyük salon. Salon. Binek arabası (körüksüz).
Aumbry : Depo. Girinti. Boşluk (kilisede). Ambar. Antrepo. Kiler. Yüklük.
Broughams synonyms : coupe, buggy, barouche, phaeton, heart, cabs, hardtop, cabriolet, coupes, sedan, phaetons, barouches, hansoms, drags, cupa, cup, cabriolets, spider, hansom, crater, brougham, drag, carriage, hardtops, cab, equipage, goblets, cups.

Bu kısımda Broughams kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Broughams ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Broughams anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Broughams ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.