Hearts türkçesi Hearts nedir

Hearts ile ilgili cümleler

English: She will live forever in our hearts.
Turkish: O her zaman kalplerimizde yaşayacak.

English: Only the blackest of hearts could leave that poor kitty out on the street in the cold.
Turkish: Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terkedebilir.

English: I've got the jack of hearts.
Turkish: Bende kupa valesi var.

English: He will live forever in our hearts.
Turkish: Sonsuza dek kalbimizde yaşayacak.

English: Our hearts are broken, our spirit is not.
Turkish: Kalplerimiz kırık ama ruhumuz değil.

Hearts ingilizcede ne demek, Hearts nerede nasıl kullanılır?

Hearts network : Hearts ağı.

Hearts of oak : Meşeden yapılmış eski savaş gemileri (ing.).

Hearts options : Hearts seçenekleri.

Microsoft hearts network : Microsoft hearts ağı.

The microsoft hearts network : Microsoft hearts ağı.

Heartsick : Üzgün. Yüreği yanık. Bağrı yanık. Acılı. Bezgin. Çok kederli. Kederli.

About hearts : Hearts hakkında.

Heartsease : Yabani hercai. Menekşegiller familyasından küçük melez bitki. Gönül rahatlığı. Hercai menekşe. Sakinlik.

Heartshaped : Kalp şeklinde. Kalp biçiminde olan.

Heartsore : Acılı. Kederli. Yüreği yanık. Üzgün.

 

İngilizce Hearts Türkçe anlamı, Hearts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hearts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guts : Kişilik gücü. Metanet. Öz. Bağırsaklar. Sindirim sistemi. Büzük. Göt. İçerik. İç.

Bobbin : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bobin. Masura. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Ufak iğ. Makara.

Breast : Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks. Meme. Göğüs germek. Sine. Bağır. Koyun. Göğüs.

Spunks : Alev. Kıvılcım. Öfke. Kav. Meni. Yüreklilik. Kibrit. Hiddet.

Darling : Sevimli. Sevgili. Canım. Sevilen. Tatlım. Şirin. Tatlı. Cicim. Sevgilim.

Bellies : Şişmek. Ahenk tahtası. Mide. İştah. Şikayet etmek. Telli çalgının ön kısmı. Yakınmak. Karnı. Karın.

Center : Orta. Ortaya gelmek. Özek. Çevresinde dönüp dolaşmak. Merkez. Orta alan oyuncusu. Ilımlı kimse. Ortasını almak.

Center point : Orta. Orta nokta. Orta bölge. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Merkez. İowa eyaletinde şehir.

Middle : Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara. Göbek adı. Vasat. Orta yer. Vasati. Aradaki. Ortanca.

Hearts synonyms : long whist, short whist, kardia, forged, black maria, friended, centers, brother, conscience, hearting, waist, cardiac, braveries, bell foundry, branches, courages, broughams, goblet, bellybuttons, belly button, daring, braveness, heart disease, audacity, bogus, brothering, can, consciences, centerpiece, balls, boldness, scruple, midsection.