Brought back türkçesi Brought back nedir

Brought back ile ilgili cümleler

English: He brought back several souvenirs.
Turkish: Birkaç turistik eşyayı geri getirdi.

English: Her story brought back our happy childhood.
Turkish: Onun hikayesi mutlu çocukluğumuzu geri getirdi.

English: Ali brought back some souvenirs.
Turkish: Ali bazı hatıra eşyaları geri getirdi.

English: Ali was brought back from the very brink of death.
Turkish: Ali ölümün eşiğinden geri getirildi.

English: Ali brought back Mary to the police station.
Turkish: Ali Mary'yi polis karakoluna geri getirdi.

Brought back ingilizcede ne demek, Brought back nerede nasıl kullanılır?

Brought : Vermek (ceza). Razı etmek. İkna etmek. Verilen. Getirmek. Getirtilen. Neden olmak. Getirilmiş. Celp olunan. Kazandırmak.

Back : Geriye. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Ciro etmek. Art. Geri. Ayak arkası. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Arka çıkmak. Sırt. Geride.

Brought about : Meydana getirilmiş. Vuku bulmak. Hasıl etmek. Neden olunmuş. Gerçekleştirilmiş.

Brought close together : Biraraya getirmek.

Brought down : Nakil yekun. İndirmek.

Brought forth : Ürün vermek. Meydana getirmek.

 

İngilizce Brought back Türkçe anlamı, Brought back eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brought back ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Echoed : Yankılanmış. Aksetmiş. Taklit edilmiş. Yansıtmak. Yankılanmak. Yankılanan. Tekrar edilmiş. Taklit etmek. Yansımış.

Get back : İade etmek. Çıkış noktasına geri dönmek. Dönmek. Geri gelmek. Uzaklaşmak. Geri vermek. (birini veya bir şeyi) yerine döndürmek. Geri almak. Geri dönmek.

Evoke : Neden olmak. Hissettirmek. Anımsatmak. Ruh çağırmak. Yol açmak. Andırmak. Uyandırmak. Davet etmek. Çağrışım yapmak.

Take back : Eskileri düşündürmek. Eskiyi hatırlatmak. Geçmişe götürmek. Sözünü geri almak. Eskiye götürmek. Geri almak.

Return : Yanıtlamak. Geri göndermek. Hasılat. Karşıdan gelen topun ağın üzerinden ya da ağa dokunarak yeniden karşı alana gönderilmesi. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır. Döndürüş. Geri dönmek. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Geriye dönüş.

Be redolent of : Akla getirmek.

Be evocative of : Anımsatmak.

Evoked : Uyandırılmış. Hissettirilmiş. Aklına getirilmiş. Yol açmak. Uyandırmak. Çağrışım yapmak. Anımsatmak. Ruh çağırmak.

Bring to mind : Hatırına getirmek. Hatırlamak. Akla getirmek. Aklına bir şey getirmek. Anımsatmak. Anımsamak. Aklına getirmek.

Echo : Yansıtmak. Akis. Yankı. Yankılanmak. Ses dalgalarının, çeperleri pek soğurucu olmayan bir yerde çarpıp geri dönmesi; bu dönme sonunda sesin geride bıraktığı iz. Ses dalgalarının ya da elektromagnetik dalgaların bir engele çarpıp geri dönmesi olayı; çarpıp geri dönen dalgalar. Tekrarlanmak. Bir dalganın bir engele vurarak aynı ortama geri dönmesi. Bilgisayar, fizik, gitar, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Brought back synonyms : call to mind, call upon, bring back, allude, reinstate, conjure up, associate with, taken back, took back, reinstates, revive, call up, echoes.