Bucks türkçesi Bucks nedir

  • Alabama eyaletinde şehir.
  • Dolar.
  • Pennsylvania'da (abd) bir ilçe.
  • Bir soyadı.

Bucks ile ilgili cümleler

English: Ali felt like a million bucks.
Turkish: Ali kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.

English: That cost me three bucks.
Turkish: O bana üç dolara mal oldu.

English: Lawyers make mega bucks when they win cases.
Turkish: Avukatlar davaları kazandıklarında çok miktarda dolar kazanırlar.

English: I tipped the cabbie ten bucks for getting me to the airport on time.
Turkish: Beni zamanında havaalanına yetiştirmesi için taksiciye on dolar bahşiş verdim.

English: I paid about 50 bucks.
Turkish: Yaklaşık elli dolar ödedim.

Bucks ingilizcede ne demek, Bucks nerede nasıl kullanılır?

Bucksaw : Çerçeveli testere. Hızar. Kol bıçkısı. Testere. Dülger bıçkısı.

Bucksaws : Çerçeveli testere. Hızar. Dülger bıçkısı. Kol bıçkısı. Testere.

Buckshee : Teşvik pirimi. Bedava. Rüşvet. Beleş.

Buckshot : Saçma. Saçma (tüfek için). İri saçma.

Buckshots : İri saçma. Saçma (tüfek için). Saçma.

Roebucks : Erkek karaca. Karaca.

Gemsbucks : Afrika antilobu türü. Afrika antilobu. Uzun düz boynuzları olan büyük afrika antilobu türü (ayrıca gemsbok).

Gigabucks : Dünyanın parası. Çok büyük para miktarı (argo terim).

 

Sawbucks : Testere atı. Bıçkı sehpası. On dolarlık fatura (argo terim). On dolar. Testere tezgahı. Kesilirken tahtayı tutmak için kullanılan dört ayaklı destek.

Buckskins : Güderi pantolon. Geyik derisi. Güderi.

İngilizce Bucks Türkçe anlamı, Bucks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bucks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bessemer : İngiliz bir mühendis. Bir kadın adı. Bessemer işleminin geliştiricisi (çelik üretme işlemi). Michigan eyaletinde şehir. Henry bessemer (1813-1898). Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Abidal : Lyonlu fransız futbolcu. Eric abidal (1979 doğumlu).

Abravanel : İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri. Abarbanel. Bir erkek adı (ibranice).

Brent : Küçük bir kaz cinsi. Yosun kazı. Koyu renkli kaz. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Smackers : Sterlin. Şapırtılı öpücük. Şapır şupur öpüş. Sesli öpücük. Şaplak.

Arab : Arabistanlı. Arap atı. Arap.

Greenback : Papel. Kağıt para. Yeşil kurbağa. A.b.d.'ne mahsus arkası yeşil banknot. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Banknot. Yeşil. Amerikan banknotu.

React : Karşılık vermek. Tepki yapmak. Tepkimek (kimya terimi). Reaksiyon vermek. Tepki vermek. Tepkiyle karşılamak. Tepkimek. -e tepki vermek. Tepki göstermek. Mukabele etmek.

Endeavour : Gayret etmek. Çaba göstermek. Uğraş göstermek. Uğraşmak. Çalışmak. Emek harcamak. Yapmaya çalışmak. Denemek. Çaba harcamak. Çabalamak.

Bucks synonyms : abramovitch, abernathy, arlington, smacker, abaya, simoleons, abdel, potato, athens, go against, addison, dollar, alma, abbott, abou hatzira, endeavor, ade, oppose, strive, belk, abargil, anderson, andalusia, akron, beatrice, birmingham, abegg, bremen, adalbert, banks, abu, alberta, dol.

 

Bucks zıt anlamlı kelimeler, Bucks kelime anlamı

Linger : Geçmek bilmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Gecikmek. Gitmemek. Ayrılamamak. (ağrı) kolayca geçmemek. Sallanmak. Geçmişte kalmak. Can çekişmek. Uzamak.

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak.