Budgies türkçesi Budgies nedir

  • Muhabbetkuşları.

Budgies ingilizcede ne demek, Budgies nerede nasıl kullanılır?

Budgie : Ufak papağan. Muhabbet kuşu. Muhabbetkuşu.

Budging : Oynatmak. Kımıldatmak. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Yerinden oynatmak. Oynamak. Hareket etmek. Hareket ettirmek. Kımıldamak.

Unbudging : İnatçı. Boyun eğmez. Kımıldamayan. Yerinden oynamayan.

Budge : Oynatmak. Hareket ettirmek. Kımıldanmak. Oynamak. Yerinden oynamak. Kımıldamak. Kıpırdamak. Yerinden oynatmak. Kıpırdatmak. Kımıldatmak.

Budge from : Ödün vermek. Dönmek.

Budget documents : Bütçe dokümanları. Bütçe vesikaları. Bütçe belgeleri.

Budgerigars : Muhabbet kuşu. Muhabbetkuşu. Ufak papağan.

Budget : Bütçe. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo. Mali program. Bütçe yapmak. Bütçeye koymak. Bütçede yer alan para miktarı. Bütçelendirmek. Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge. Geçinge.

Budget cut : Para tahsisindeki kısıt. Bütçe kesintisi.

Budgerigar : Muhabbet kuşu. Ufak papağan. Muhabbetkuşu.

İngilizce Budgies Türkçe anlamı, Budgies eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Budgies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Program : İzlence dergisi. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Programlamak. İzlence. Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. Programa bağlamak. Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi. Gösteri.

Monetary fund : Sermaye.

Fund : Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Yatırmak. Yatırım yapmak. Para kaynağı. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Özel yatırım. Para sağlamak. Finanse etmek. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak. Kaynak.

Programme : İzlence dergisi. Programa bağlamak. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan. Yazılım. Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. Planlamak. Bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. İzlencelemek. Programlamak. Bağdarlamalamak.

 

Balanced budget : Denk bütçe. Gelirin harcamalara eşit olduğu finansal plan. Bütçenin gelirleri ile giderlerinin eşit olması. krş. bütçe açığı, bütçe fazlası. Denkleştirilmiş bütçe.

Operating budget : İşletim bütçesi. Bir organizasyonun planlanmış satışlar, üretim, nakit akımı gibi gelecekteki ticari etkinliklerine ilişkin finansal gereksinimlerin tahmini. Cari gelir ve gider bütçesi. Cari bütçe. İşletme bütçesi. Faaliyet bütçelemesi. Faaliyet bütçesi.

Plan : Düzenlemek. Kurmak. Kroki. Yeryüzünün küçük bir parçasını, bütün ayrıntılarıyla gösteren, ölçeği 1:lo.ooo'den büyük haritalar, bk. harita, ölçek. Plan. Niyet. Coğrafya, iktisat, madencilik alanlarında kullanılır. Tertiplemek. Tasarlamak. Planını çizmek.

Civil list : Hazinei hassa. Hükümdar bütçesi. Kraliyet bütçesi.

Budgies zıt anlamlı kelimeler, Budgies kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak.

Expensive : Pahalıya mal olan. Pahalı. Masraflı.