Budging türkçesi Budging nedir

Budging ile ilgili cümleler

English: Ali isn't budging.
Turkish: Ali kımıldamıyor.

Budging ingilizcede ne demek, Budging nerede nasıl kullanılır?

Unbudging : Yerinden oynamayan. Boyun eğmez. Kımıldamayan. İnatçı.

Budgie : Muhabbetkuşu. Muhabbet kuşu. Ufak papağan.

Budgies : Muhabbetkuşları.

Budge : Kımıldanmak. Oynatmak. Hareket ettirmek. Kımıldamak. Yerinden oynamak. Hareket etmek. Kıpırdamak. Kımıldatmak. Kıpırdatmak. Yerinden oynatmak.

Budge from : Dönmek. Ödün vermek.

Budget : Yığın. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi. Stok. Bütçede yer alan para miktarı. Mali program. Bütçe. Bütçeye koymak. Bütçe yapmak. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo. Ödeneklik.

 

Budged : Kımıldamak. Kımıldatmak. Hareket etmek. Yerinden oynatmak. Oynatmak. Hareket ettirmek. Oynamak.

Budget documents : Bütçe dokümanları. Bütçe vesikaları. Bütçe belgeleri.

Budget cut : Bütçe kesintisi. Para tahsisindeki kısıt.

Budges : Hareket ettirmek. Kımıldatmak. Hareket etmek. Kımıldanmak. Kımıldamak. Yerinden oynatmak. Oynatmak. Kıpırdatmak. Oynamak. Kıpırdamak.

İngilizce Budging Türkçe anlamı, Budging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Budging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dislodging : Evi boşalttırmak. Kovmak. Çıkarmak.

Wiggle : Kıpırdaşmak. Kıvrılmak. Rahat durmamak. Kıpır kıpır oynatmak. Kıpırdatmak. Kıpırdamak.

Bed cover : Yatak örtüsü. Çarşaf. Yatağı kaplayan ince örtü.

Apartment : Daire. Apartman dairesi. Lüks daire. Oda. Apartman katı.

Abode : İkamet. İkamet yeri. Bir yerde ikamet etmek. Mesken. Oturulan yer. Sükna. Oturma. Konut. Ev. Yer.

Behaves : Görgülü davranmak. Terbiyeli olmak. Çalışmak (mühendislik terimi). Davranmak. Hizaya gelmek. Davranış sergilemek. Terbiyesini takınmak.

Fool : Eğlenmek. Kandırmak. Vakit geçirmek. Oyalanmak. Salak. Enayi yerine koymak. Budala. Ahmak. Soytarı.

Manipulate : Hile yapmak. İşlemek. Beceriyle yapmak. Elle çalıştırmak. Kendi amacı doğrultusunda yönlendirmek. El ile işletmek. Etkilemek. Ustalıkla idare etmek. Beceriyle kullanmak. Elle hareket ettirmek.

Structure : Planlamak. Dikili. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. İnşaat. Biçimlendirmek. Örgü. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Düzenlemek. Bünye.

 

Home : Hedeflemek. Ev. Özerklik. (kuş) yurda dönmek. Yuvasına dönmek. Aile ocağı. Bakımevi. Yerleştirmek. Yurda dönmek (kuş). Sinyallere göre yönelmek.

Budging synonyms : tract housing, pied a terre, mattress cover, manufactured home, cloth covering, living quarters, living accommodations, disport, motioning, cavort, behave, daff, be on, act, conduct oneself, bestirring, dwelling, cover, youth hostel, bed covering, comfort, construction, bestirs, bob, quartering, motivated, blanket, shelter, frisk, puff, hostel, comforter, condominium.

Budging zıt anlamlı kelimeler, Budging kelime anlamı

Intrusive : İzinsiz ve davetsiz giren. Araya giren. Zorla içeri giren. Davetsiz. Sırnaşık. Kullanışsız. Zorla giren. Mütecaviz. Elverişsiz. İzinsiz giren.

Concave : İçbükey yüzey. İçbükey. Konkav. Konkav. Oyuk. Iraksak. Obruk. Çukur. İçe bombeli.