Bugles türkçesi Bugles nedir

  • Kokain.
  • Büğlü.
  • Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı).
  • Boru çalgı.
  • Boru.
  • Boru (çalgı).
  • Borazan.
  • Boru çalmak.

Bugles ingilizcede ne demek, Bugles nerede nasıl kullanılır?

Bugle call : Borazan. Boru işareti. Boru sesi. Boru çalma.

Sound the bugle : Boru çalmak.

Bugle : Boru (çalgı). Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Borazan. Boru. Kokain. Boru çalgı. Büğlü. Boru çalmak.

Bugled : Kokain. Boru çalgı. Boru çalmak. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Borazan. Boru. Büğlü.

Bugler : Borazancı. Boru çalan kimse.

Buglet : Bisiklet zili. Bisiklet üzerindeki öten klakson.

Bug free : Böcek içermeyen. Haşerelerden arındırılmış. Böceksiz.

Yellow bugloss : Tosbağa otu. Hodangiller (boraginaceae) familyasından 30-50 cm boyunda, sık beyaz tüylü, beyaz veya sarı çiçekli, köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bitki. kanburuyan, kurbağa otu.

Bugloss : Parlak mavi çiçekli anızlı bitki. Sığırdili. Öküzdili.

Bugling : Büğlü. Kokain. Boru çalgı. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Boru. Boru çalmak. Borazan.

İngilizce Bugles Türkçe anlamı, Bugles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bugles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dumdum bullet : Domdom mermisi. Dumdum kurşunu.

Girl : Kadın. Kız arkadaş. Kız çocuğu. Kadın işçi. Sevgili. Kız. Hizmetçi kız.

Bugle call : Boru çalma. Boru sesi. Boru işareti.

Powder : Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü. (ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: böcek tozu, kene tozu, solucan tozu, pelin tozu, eğrelti tozu gibi.). Makyajda saçlara grilik ya da aklık vermek için kullanılan pudra. Saçlara grilik vermekte kullanılan pudra. Toz serpmek. Saç pudrası. Pudralamak. Toz haline gelmek. Toz. Toz haline getirmek. Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar.

Posh : Birinci sınıf. Sosyetik. Havalı. Üst veya özel sınıfa giren her şey için kullanılan sözcük. Şık. Şatafatlı. Lüks. Gösterişli. Üst düzey.

Ching : Bir soyadı. Bir kadın adı (çince). Çinli kimse (ırkçı argo). Ulusalcı devrimciler tarafından alaşağı edilmiş olan fetihçi mançuların kurmuş olduğu çin hanedanlarının en sonuncusu (1644-1912 arasında). Çinli.

Chimney : Krater. Duman bacası. Gaz lambası şişesi. Ocaklık. Yanardağlarda gazların çıkması ve patlamasıyle oluşmuş, magma haznesini yanardağın ağzına bağlayan kanal. Uçurum ağzı. Baca. Ocak. Lamba şişesi.

 

Toot : Korna sesi. Kokain çekmek. Korna çalmak. Düdük sesi. Öttürmek. Çalmak (korna veya düdük veya boru vb'ni). Ötmek. Boru sesi.

Bugles synonyms : rifle ball, piped, rubber bullet, full metal jacket, pipe, bugled, chang, bugling, funnel, tootler, clarioning, duct, charlie, dumdum, missile, trumpet, cocaine, sound the bugle, coke, flue, tootlers, cokes, cocain, brass instrument, clarion, tooting, brass, trumpeted, projectile, ducts, cocaines, bugle, the poop.

Bugles zıt anlamlı kelimeler, Bugles kelime anlamı

Wireless : Telsiz telgraf. Kablosuz. Telgraf veya telefon. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Radyoya ait. Radyo. Teli olmayan. Telsiz telefon. Ünalgı. Telsiz.