Posh türkçesi Posh nedir

Posh ile ilgili cümleler

English: He's a posh toff.
Turkish: O sonradan görmedir.

English: She went to a posh school.
Turkish: O, lüks bir okula gitti.

Posh ingilizcede ne demek, Posh nerede nasıl kullanılır?

Posher : Şık ve modaya uygun. Gösterişli. Havalı. Lüks. Şık.

Poshest : Üst veya özel sınıfa giren her şey için kullanılan sözcük. Havalı. Lüks. Kokain. Gösterişli. Üst düzey. Şık. Şatafatlı. Birinci sınıf. Sosyetik.

Poshness : Gösterişlilik. Lükslük. Şıklık. Havalılık.

Troposhere : Yer havayuvarında rüzgarların, yağışların oluştuğu, 10 km. yüksekliğe varan en alt katman. Değişim yuvarı.

Pos register : Satış noktası yazar kasası.

Pos terminal : Satış noktası uçbirimi.

Poser : Şaşırtıcı soru. Zor soru. Subje. Numaracı. Poz veren kişi. Poz veren kimse. Model.

Posers : Numaracı. Poz veren kişi. Poz veren kimse. Zor soru. Subje. Model. Şaşırtıcı soru.

Posadas wernicke disease : Koksidiomikozis. Posadas- wernickehastalığı.

Pos : Satış noktası. Pozitif. Satış işlemlerini kolaylaştıran ve çoğunlukla envanter sayımına yardımcı olan bilgisayar uygulamaları.

 

İngilizce Posh Türkçe anlamı, Posh eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Posh ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cocaine : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erythroxylon coca bitkisinin yapraklarından çıkarılan, norepinefrin, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitter maddelerin taşınmasını önleyerek sinirsel iletimi engelleyen, bölgesel uyuşturucu olarak kullanılan, uyarıcı olarak kullanıldığında bağımlılık yapan bir alkaloit. Erythroxylon coca türü bitkinin yapraklarından elde edilen, vücuda alınması durumunda adrenerjik sinir uçlarında bulunan ve noraadrenalinin geri alınmasından sorumlu amin pompasının etkinliğini engelleyerek sinaptik aralıkta noradrenalin birikimine bağlı olarak kendini daha iyi hissetme haline yol açan ve temas haindeki duysal sinirlerin tümünü dönüşümlü bir şekilde felç ederek yerel anestezik etki gösteren alkaloit yapısında bir ilaç.

Dandyish : Düzgün. Zarif. Züppece.

Ace : Anjiyotensin çevirici enzim. Karşılanamayan atış (tenis). Zerre. Birli. Çok yetenekli kimse. Bey. Yıldız. Beş düşman uçağı düşüren pilot.

Classy : Zarif. Klas. Mükemmel. Kibar. Süper.

Alternatives : Alternatif. Seçenek. Çareler. Seçilebilecek yollar. Seçenekler.

Attractive : Göz alıcı. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvete ilişkin. Cazibeli. Çekici. Cazip. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. İlginç. Hoş. Alımlı. Alımlı çalımlı.

Senior : Daha yaşlı. Son sınıfa ait. Kıdemli kişi. Baba. Yaşça büyük. Kıdemli. Yaşça daha büyük. Yaşça büyük olan kimse. Daha yaşlı olan kişi.

 

Classic : Yeni akımlar ve düşünceler karşısında, zaman aşımına uğramadan hala güncelliğini, tazeliğini koruyabilmiş yapıt, örnek : shakespeare'in yapıtları. aynı anlama gelmek üzere klasik terimi de kullanılabilir. Geleneksel. Değerini yitirmeyen. Üstünlüğü kabullenilmiş olan sanatçı. Tipik. Eski eser. Klasik yapıt. Klasik. Alışılmış olan. Klasik eser.

Buckish : Züppe. Düşüncesiz. Sabırsız. Hoppa.

Posh synonyms : poshest, the fashionables, ix, classiest, swish, grandeurs, chang, artier, blue chip, alternative, best, airiest, breezy, bugle, arty crafty, flamboyant, ranking, dashing, grandeur, coke, baroques, cokes, lux, etherial, candied, first chop, flossier, air driven, cocain, exclusive, dandies, baronial, first rate.

Posh zıt anlamlı kelimeler, Posh kelime anlamı

Styleless : Zevksiz. Stilsiz.