Alternatives türkçesi Alternatives nedir

  • Seçenek.
  • Seçilebilecek yollar.
  • Şık.
  • Alternatif.
  • Seçenekler.
  • Çareler.

Alternatives ile ilgili cümleler

English: Did you consider other alternatives?
Turkish: Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?

English: Do you have any alternatives to the plan?
Turkish: Plan için hiç alternatifiniz var mı?

English: The alternatives are liberty and death.
Turkish: Seçenekler özgürlük ve ölümdür.

English: What are the alternatives to imprisonment?
Turkish: Tutukluluğa alternatifler nelerdir?

English: There are many alternatives to cow milk, such as goat milk, almond milk, coconut milk, soy milk, hemp milk and rice milk.
Turkish: Keçi sütü, badem sütü, hindistan cevizi sütü, soya sütü, kenevir sütü ve pirinç sütü gibi inek sütü için birçok alternatifler vardır.

Alternatives ingilizcede ne demek, Alternatives nerede nasıl kullanılır?

Independence from irrelevant alternatives : Iıa. İlgisiz almaşıklardan bağımsızlık.

Independence of irrelevant alternatives : İlgisiz almaşıkların bağımsızlığı.

Alternative accommodation : Yaşanacak başka yer. Alternatif konaklama. Kalmak için başka yer.

Alternative cemetery : Değişik defin şartları sunan mezarlık. Alternatif mezarlık.

Alternative collating sequence : Diğer birleştirme sırası.

 

Alternative grazing : Alternatif otlatma. Nöbetleşe otlatma.

Alternative interfaces : Alternatif arabirimler.

Alternative debit : Alternatif borç. İçinden sadece biri yerine getirilmek üzere birçok ödeme konusunu kapsayan ve yapılacak uygulamalarda aradaki anlaşmaya göre seçme hakkının alacaklısı, borçlusu ya da üçüncü kişiye verilmesini olumlu kılabilen borç.

Alternative current : Alternatif akım. Alternatif akın. Dalgalı akım.

Alternative hypothesis : Karşıt hipotez. Alternatif hipotez. Yerinegeçer varsayımlar. Boş hipotezde ifade edilenden farklı bir açıdan hareket edilerek oluşturulan hipotez. Savlı hipotez. Değişik varsayımlar.

İngilizce Alternatives Türkçe anlamı, Alternatives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alternatives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Selection : Seçilim. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. seleksiyon. Ayıklama. Seçim. Ayırma. Seçme şey. Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması. 2-canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayıklanma.

Option : Bekleme hakkı. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Alıcıya tanınan süre. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tercih hakkı. Seçme hakkı. Seçim. Seçme yetkisi.

 

Impossibility : İmkansızlık. İmposibilite. Olanaksızlık. İmkansız şey. Tümdengelimci bilimlerde çıkarım yoluyla türetilmiş sornuçların öncülleriyle bağdaşmayışı ya da bir durumun gerçekleşmesinin mantıkça olamazlığı. Çıkmaz yol.

Alternant : Değişken.

Picks : Hasat. Kürdan. Burun karıştırma. Seçme. Uzmanlar tarafından karşılaşma veya yarışma sonuçlarına yapılan tahmin. Toplanan ürün miktarı. Kazma.

Dandy : Düzgün. Çıtkırıldım tip. Yetkin kimse. Yole. Çıtkırıldım. Züppe. Hanım evladı. Gösteriş düşkünü. En iyi nitelikte.

Selections : Doğal ayıklanma. Seçim. Seçmeler. Seleksiyon. Seçme.

Fallbacks : Değişen şey. Yerine koyma. Dönüşen şey. Gerileme olayı. Yedek. Kredi pozisyonunu azaltma. Geri çekilme. Geri çekilme olayı. Acil bir durumda cpu'yu destekleyen ve kaybolan verileri kurtaran sistem (bilgisayar).

Secondary : Ara (renk). İkincil şey. Önemsiz. Delege. Sekonder. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Sonraki. İkinci. Muavin. Orta dereceli.

Choice : Kalburüstü. Seçkinler. Seçilmiş kişi veya şey. Bk. yeğlenme değergesi. Çare. Tercih. Güzide. Seçme hakkı. Elit.

Alternatives synonyms : impossible action, possible action, hobson's choice, chipper, substitute, choices, optioning, alternate, dandiest, chippering, decision making, buckish, classier, obverse, classiest, druthers, dandyish, pick, opening, default, alternative, preference, chic, classy, possibility, variants, fallback, deciding, options, alternating, default option, dandier, dandies.

Alternatives zıt anlamlı kelimeler, Alternatives kelime anlamı

Primary : Başyıldız. Öncelikli. İlksel. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. En önemli. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır. Primer. En başta gelen. Baş. Birinci derecede.

Conjunctive : Birleşik. Bağlayan. Bağlayıcı. Bitiştiren. Birleştiren. Bitişik. Bağlaç görevi yapan. Bağlaç görevi gören kip. Bitiştirici yargı.