Bullet türkçesi Bullet nedir
- Mermi.
- İm.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Kurşun.
- Fişek kredi.
- Koyu nokta.
- 1 yıllık hapis cezası.
- Mermi imi.
- Madde işareti.
- Madde imi.
Bullet ile ilgili cümleler
English: A bullet pierced the helmet.
Turkish: Bir mermi miğferi deldi.
English: Ali didn't notice the bullet holes in the wall.
Turkish: Ali duvardaki kurşun deliklerini farketmedi.
English: A new kind of bullet had been invented.
Turkish: Yeni tür bir mermi icat edilmişti.
English: A doctor tried to remove the bullet from his back.
Turkish: Bir doktor, onun sırtındaki mermiyi çıkarmaya çalıştı.
English: A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Turkish: Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.
Bullet ingilizcede ne demek, Bullet nerede nasıl kullanılır?
Bullet character : Madde imi karakteri.
Bullet characters with bullets : Madde imi karakterlerini madde imleriyle.
Bullet default : Varsayılan madde işaretleri. Varsayılan madde imleri.
Bullet head : İnatçı. Küçük yuvarlak baş.
Bullet hole : Kurşun deliği. Mermi deliği. Merminin meydana getirdiği delik.
Bullet wound : Kurşun yarası.
Bullet text : Metin.
Bullet proof : Kurşunlara karşı dirençli. Kurşun geçirmez. Kurşun delemez.
Bullet train : Sürat treni. Aşırı derecede süratli yolcu treni (esas itibarı ile japonya'da). Kurşun hızında tren. Hızlı tren.
Balloon payment bullet loan : Başlangıçta düşük bir seviyede geri ödenen ve sonrasında büyük bir miktar olarak ödenen kredi. Tek balon ödemeli kredi.
İngilizce Bullet Türkçe anlamı, Bullet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bullet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Symbol : Bir kavramın uzlaşımsal ya da üzerinde uzlaşıma varılmış gösterimi. Bir öğe, özdek, nesne, nitelik , bağıntı vb.gösteren harf, biçim, im. Bireylerin, düşün, duyu, istek, buyruk ve eylemleriyle, çevrelerinde gördüklerini anlatmak için kullandıkları kimi çizgi, biçim, resim, ses, doğal ve yapay nesne, insan, hayvan, bitki ya da bunlara ilişkin ürün ve organlardan oluşan geleneksel düzen. Rumuz. Tecim simgesi. Bir öğe, nesne, nitelik vb. gösteren harf, biçim, im. Timsal. Tecim eşyası ve malını yapan kişi ya da işletmenin adını derleyen sözcüklerin ilk harfleri bir araya getirilerek yapılan adlama. (makine ve kimya endüstrisi (mke), ali, hamit ve kemal'in kurdukları tecim ortaklığına (ahk) demeleri gibi). Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Remiz.
Abort : Düşük yapmak. İmtina etmek. İptal etmek. Tamamlamadan durdurmak. Gelişememek. Uşak salmak. Baş tutmamak. Ölü çocuk doğurmak. Erken doğum yapmak. Durdurmak.
Dumdum : Dumdum kurşunu.
Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.
Sign : İşaret vermek. Belirti. Bir şeyi belli etmek ya da başkalarından ayırmak için kullanılan biçim, çizgi ya da resim. İşaret. İfade etmek. Artı, eksi, kökiki (karekök) +,-,(...), gibi işlemleri belirleyen biçimsel yazım. Alamet. İşaret levhası. Yazarken zamandan kazanmak amacıyla bir ya da birkaç sözcüğü özümlemek üzere kullanılan kısa işaret. (bunlar çoğunlukla asıl sözcüğün ilk harfleri ile yapılır.). İma etmek.
Missile : Güdümlü mermi ve roketi içine alan genel bir terimdir. Merak. Ok. Atılan şey. Füze.
Abbreviate : Kısaltmak. Özetlemek. Kırpmak. İhtisar etmek. Sadeleştirmek.
Abnormal end : Olağandışı sonlanma.
Access control : Erişim denetimi. Erişim kontrolü. Erişim denetim. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Giriş kontrolü.
Accelerator key : İvmelendirme tuşu. Kısayol tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlandırma tuşu. Hızlandırıcı tuş. Hızlı erişim tuşu.
Bullet synonyms : rifle ball, rubber bullet, full metal jacket, lead, access mechanism, heater, accent char, plumbic, hummer, missiles, symboling, semeion, saturn, projectiles, delivery, shot, ac adapter, slug, bombshell, leads, access control entry, dumdum bullet, cartridge, ims, pitch, smoke, accent bar, fastball, bombshells, access key, abort sequence, leaden, acception.
Bullet zıt anlamlı kelimeler, Bullet kelime anlamı
Dolichocephalic : Uzun kafalı. Uzunkafalı. Dolikosefal. Kafa indeksi 75'in altında olan. uzun başlı. Dolikesefal.
Docile : Uysal. Söz dinler. Halim selim. Koyun gibi. Söz dinleyen. Uslu. Yumuşak başlı.
Bullet ingilizce tanımı, definition of Bullet
Bullet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small ball.

Bu kısımda Bullet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bullet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bullet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bullet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.