Bulls türkçesi Bulls nedir

  • Üniformalı polisler (argo terim).

Bulls ile ilgili cümleler

English: Don't try to bullshit me.
Turkish: Bana bilgiçlik taslamaya çalışma.

English: Creationism is bullshit.
Turkish: Yaratılışçılık saçmalıktır.

English: Don't bullshit me.
Turkish: Saçmalama.

English: This is just a pile of bullshit!
Turkish: Bu sadece bir yığın saçmalık!

English: Apocryphal stories are the most fun variety of bullshit.
Turkish: Uydurma hikayeler en eğlenceli saçmalık türüdür.

Bulls ingilizcede ne demek, Bulls nerede nasıl kullanılır?

Bulls eye : Kamara penceresi. Lomboz. Mercek. Büyük ve yuvarlak şekerleme. Nişan tahtasının ortası. Kamarada yuvarlak pencere. Hedef merkezi. Kısa odaklı mercek. Hedefin merkezi. Lumbuz.

Chicago bulls : Chicago'da bulunan ve bir nba takımı olan profesyonel bir basketbol takımı. Chicago boğaları.

Bullseye : Küçük yuvarlak hava deliği (ışık ve hava girmesi için kullanılan). Hedefin merkezi (genellikle siyah bir daire ile işaretlenen). Hedefin merkez dairesi. Tam vuruş. Hedef merkezi. Gözetleme camı.

Bullshit : Bok (argo terim). Zırva. Saçmalamak. Saçmalık. Hassiktir!. Boş laf. Zırvalamak. Saçma!. Boş şey. Palavra sıkmak.

Bullshits : Zırvalamak. Saçmalık. Saçmalamak. Deli saçması. Saçma. Zırva. Boş şey. Değersiz şey. Boş laf. Palavra sıkmak.

 

Bull headed : İnatçı.

Bull in a china shop : Tahribata yol açan kimse. Hassas durumlarla başedemeyen kimse. Antika dükkanına dalmış boğa misali kimse.

Bull baiting : Boğanın köpeklerle dövüştürülmesi. Boğaya köpek saldırtma.

Bull holder : Muşet. Büyük geviş getiren hayvanları sabit tutmaya yarayan ve burun deliklerine uygulanan madeni sıkıştırıcı bir alet.

Bull hooker : Filleri eğiterek gösteriye hazırlayan kişi. Fil eğiticisi.

İngilizce Bulls Türkçe anlamı, Bulls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Great : Ünlü. Mükemmel. Hevesli. Harika. Çok iyi. Müthiş. Yetenekli. Büyük. Hayvani. Muhteşem.

Bang up : Berbat etmek. Mükemmel. Birini kötü dövmek. Canına okumak. Ağır şekilde zarar vermek. Hasar vermek. Mahvetmek. Birini pataklamak. Bozmak. Zarar vermek.

Kine : Öküz. İnek. İnekler. Sözdışı biçimcik.

Nifty : Güzel. Acayip. Etkileyici. Şık. Çekici. Zeki. On numara (müthiş). Havalı. Süper. Çok iyi.

Bullock : İğdiş edilmiş boğa veya öküz. Enenmiş boğa. İğdiş edilmiş boğa. Tosun. Öküz.

Oxen : Öküzler. Öküz. Öküz (çoğul).

Corking : Harika. Müthiş. Şahane. Muhteşem. On numara (müthiş).

Slap up : Birinci sınıf. Mükemmel. Dört dörtlük.

Cattle : Öküz. İnsanlar. Büyükbaş. Sığır. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Büyükbaş hayvan. Davar. Sığır ve davarlar. Sığırlar.

 

Groovy : On numara (müthiş). Mükemmel. Modern. Süper. Geleneksel. Modaya uygun. Harika. Moda. Moda olmuş. Klişeleşmiş.

Bulls synonyms : bos taurus, peachy, keen, neat, dandy, swell, horn, not bad, cows, good, smashing, cracking.

Bulls zıt anlamlı kelimeler, Bulls kelime anlamı

Bad : Kem. Bozuk. Batak. Perişanlık. Kötülük. Yetersiz çelgi. Berbat. Aynasız. Kötü.

Woman : Kadın. Hatun. Zenne. Metres. Kancık. Bayan. Kadınlar. Karı. Gaco. Hanım.