Bulls eye türkçesi Bulls eye nedir

  • Kamara penceresi.
  • Lumbuz.
  • Hedefin merkezi.
  • Lomboz.
  • Mercek.
  • Hedef merkezi.
  • Kamarada yuvarlak pencere.
  • Kısa odaklı mercek.
  • Nişan tahtasının ortası.
  • Büyük ve yuvarlak şekerleme.

Bulls eye ingilizcede ne demek, Bulls eye nerede nasıl kullanılır?

Bulls : Üniformalı polisler (argo terim).

Eye : Göz. Halka. Nazar. Dikkatle bakmak. Dişi kopça. İğne deliği. Delik. İzlemek. Bakış.

Bullseye : Tam vuruş. Hedefin merkez dairesi. Küçük yuvarlak hava deliği (ışık ve hava girmesi için kullanılan). Hedefin merkezi (genellikle siyah bir daire ile işaretlenen). Hedef merkezi. Gözetleme camı.

Bullshit : Boş laf. Hassiktir!. Saçmalık. Değersiz şey. Deli saçması. Saçmalamak. Boş şey. Zırvalamak. Palavra sıkmak. Saçma.

Bullshits : Zırvalamak. Zırva. Deli saçması. Boş laf. Palavra sıkmak. Boş şey. Saçma. Saçmalamak. Saçmalık. Değersiz şey.

Bullshitter : Zevzek. Martavalcı. Saçmalayan kimse.

İngilizce Bulls eye Türkçe anlamı, Bulls eye eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulls eye ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crystalline lens : Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Kristal lens. Göz merceği. Lens. Billurcisim. Kristal lensler.

 

Eyepiece : Irakgörürlerde gerçek görüntüyü gözle incelemek için kullanılan küçük bir yakınsak mercek düzeni. Göz merceği. Mercek mikroskop. Gözmerceği. Oküler. Mercek (mikroskop). Gözlemci tarafındaki mercek.

Condenser : Aydınlatma merceği. Geri soğutucu. Biriktirici. Kondansatör. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yoğunlaç. Meksefe. Kondensör. Yoğunlaştırıcı. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt.

Portholes : Mazgal. Lombar. Gaz deliği. Gemi ve teknelerde dışa açılan yuvarlak cam. Yan pencere. Buhar deliği. Kale mazgalı. Gemi penceresi.

Condensers : Yoğunlaç. Kondansatör. Biriktirici. Kondenser. Toplayıcı. Kondensör. Aydınlatma merceği. Kondansör. Meksefe.

Lensing : Objektif. Far camı. Adese. Cam. Büyüteç. Göz merceği. Gözlük camı.

Lens objective : Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Electronic lens : Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektronik mercek.

 

Lens : Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Büyüteç. Önışıtaç camı. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Gözlük camı. Objektif. Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. Far camı. İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge.

Bulls eye synonyms : lense, short focus lens, ports, porthole, bullseye, lenses, glass, condensing lens, camera lens, dead light, deadlight, electron lens, eyepieces.