Burnout türkçesi Burnout nedir
- Rokette yanmanın bitmesi.
- Tükeniş.
- Yakarak uçurma.
- Yakıt tükenmesi.
- Moral yıkıntısı.
- Yanma (sigorta).
- Yakıt bitişi.
Burnout ile ilgili cümleler
English: Tom runs the risk of burnout in his current job.
Turkish: Tom, şu anki işinde ruhsal çöküntü tehlikesiyle karşı karşıya.
Burnout ingilizcede ne demek, Burnout nerede nasıl kullanılır?
Burnout heat flux : Yanık ısı akışı.
Burnout ratio : Yanma oranı.
Burnouts : Yakarak uçurma. Yakıt tükenmesi. Moral yıkıntısı. Rokette yanmanın bitmesi. Tükeniş. Yakıt bitişi. Yanma (sigorta).
Burnous : Kukuleta. Bilhassa araplar ve berberiler tarafından giyilen yünden yapılan tek parça uzun kapşonlu pelerin. Kapüşon.
Burnouse : Burnuz. Bornoz.
Burnoose : Araplar tarafından giyilen cübbe.
Burn in : Çalışmaya hazırlama. Doğru çalışıp çalışmadığını anlamak için bilgisayarı bir iki gün çalıştırma. Bir sistemi ısındırma. Yarıiletken belleğe yazmak. Düzgün çalıştığını doğrulamak amacıyla yeni bir bilgisayarın bir iki günlüğüne çalıştırılması. Çalıştırma öncesi ısındırma.
Burn daylight : Karanlıktan önce ışıkları yakmak. Zaman harcamak. Boş yere calışmak. Gereksiz işler yapmak. Zamanı boşa harcamak. Oyalanmak.
Burnouses : Bilhassa araplar ve berberiler tarafından giyilen yünden yapılan tek parça uzun kapşonlu pelerin.
Burn down : Yanıp kül olmak. Tamamen yanmak. Yakıp kül etmek.
İngilizce Burnout Türkçe anlamı, Burnout eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burnout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ensue : Sonucu olmak. Takip etmek. Sonradan gelmek. Meydana gelmek. İzlemek. Doğmak. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Netice olarak husule gelmek. Birbirini takip etmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak.
Prove : Kanıtlamak. Göstermek. İspatlamak. Olmak. Bulunmak. Ortaya koymak. Denemek. Tecrübe etmek. Anlaşılmak. Çıkmak.
Turn up : Bulmak. Damlamak. Çıkagelmek. Yukarı tutmak. Düzünü çevirmek. Kusturmak. Keşfetmek. Kaldırmak. Bulunmak (eşya). Vazgeçmek.
Create : Meydana getirmek. İcra-i sanat etmek. -e yol açmak. Neden olmak. Düşmek. Meydana koymak. Atamak. Peyda etmek. Yetki vermek. Yapmak.
Result : Sonuç. Doğmak. İleri gelmek. Çıkmak. İle sonuçlanmak. Sonuç vermek. Sonuçlanmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Bulgu sonucu. Meydana gelmek.
Be : Berylliumb (berilyum). -di. -dir. Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Var olmak. -dı. -dır. Anlamına gelmek. Olmak.
Make : Olmak. -e neden olmak. Eylemek. Erişmek. Verim. Düdüklemek. Kapatmak (devreyi). Kazanç. Yapı. Meydana getirmek.
Produce : Vermek (meyve veya sebze). Sonuç. Yönetim işi. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hazırlamak. İmal etmek. Hasıla. Üretim gerçekleştirmek. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Üretmek.
Death : Vefat. Ahiret yolculuğu. Fevt. Katil. Helak. Azrail. Ecel. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors.
Burnout synonyms : burnouts.
Burnout zıt anlamlı kelimeler, Burnout kelime anlamı
Begin : Başlamak. Atılmak. Koyulmak. Start vermek. Doğmak. Başlatmak. Önayak olmak. Çığır açmak. Meydana gelmek. Vücut bulmak.
Sell : Dolap. Beğenilmek. Satış yapmak. Elinden çıkarmak. İkna etmek. Ele vermek. İnandırmak. Benimsetmek. Kandırmak. Dalavere.

Bu kısımda Burnout kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burnout ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burnout anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burnout ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.