Burring türkçesi Burring nedir
- Pürüz ve çapakları gidermek.
- Anlaşılmayan bir telaffuzla konuşmak.
Burring ingilizcede ne demek, Burring nerede nasıl kullanılır?
Deburring : Pürüzleri giderme. Yapışkanından ayırma. Çapak giderme. Çapakları ortadan kaldırma. Çapak alma.
Burridge guerre test : Burridge guerre sınaması.
Burr distribution : Burr dağılımı.
Burr drill : Delgi. Matkap.
Stick like a burr : Kene gibi yapışmak.
Burrowed : Yuva yapmak. (çukur) kazmak. Tünel kazmak. Çukur kazmak. Bir mağarada gizlenmek. Delik açmak. Oyuk açmak. Kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Saklanmak.
Burros : Sıpa. Küçük eşek. Eşek.
Burrow through : Kazarak ilerlemek.
Burro : Eşek. Sıpa. Küçük eşek.
Burroughs data link control : Burroughs veri bağlaç ddietimi. Burroughs veri hattı denetimi. Burroughs veri bağlaç denetimi.
İngilizce Burring Türkçe anlamı, Burring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alter : Başka türlü olmak. Değişmek. Hadım etmek. Başkalaşmak. Değişim geçirmek. Değiştirmek. Değişiklik geçirmek. Değişiklik yapmak. Kısırlaştırmak.
Channel : Hat. Kanala dökmek. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Yöneltmek. Arna. Nehir yatağı. Bağlantı. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Maceraya sevketmek. Oymak.
Whisk : Fırlatmak. Silerek çıkarmak. Silkmek. Kuyruk sallamak (at vb.). Çırpmak (yumurta vb'ni). Silmek. Kaçırmak. Apar topar götürmek. Toz fırçası. Çırpmak.
Impart : Açığa vurmak. Pay vermek. Bildirmek. Söylemek. Uygulamak. Katmak. Vermek. Açıklamak.
Transit : Geçmek. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Düzgeçiş. Geçiş. Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Transit geçmek. Aktarma (bir yerden başka bir yere). Taşıma. Geçme.
Carry : Elde etmek. Yardım etmek. Getirmek. Başarı kazanmak. Üzerinde bulundurmak. Ağırlığını çekmek. Elde. Onaylamak. Sevketmek. Nakletmek.
Change : Para bütünlemek. Ufak para. Takas etmek. Haline gelmek. Değişikliğe gitmek. Değişime uğratmak. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Tebdil etmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Üzerini değişmek.
Tube : Metro. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. İçlastik. Boru. Yeraltı treni. Alıcı ışıtacı. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Radyo ışıtacı.
Get : -tirmek. Varmak. Sızmak. Erişmek. Ettirmek. Kazanmak. Ele geçirmek. Getirmek. Başına gelmek. İdrak etmek.
Take : Tutuş. Tepki. (fotoğraf) çekmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tutma. Kavramak. (sınava) girmek. Tutulan balık miktarı. Reaksiyon. Çekim.
Burring synonyms : come, transport, return, transmit, land, take back, modify, fetch, ferry, come up, bring back, convey, conduct.
Burring zıt anlamlı kelimeler, Burring kelime anlamı
Go : Enerji. Bahse girmek. İş görmek. Geçmek. Yayılmak. Gitme. Deneme. Sonuçlanmak. Olmak. Koyulmak.
Take away : Alıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Çekmek (desteği). Uzaklaştırmak. Dışarıya çıkarmak. Ortadan kaldırmak. Götürmek. Çalmak. Paket yaptırıp götürmek. Kaldırmak.

Bu kısımda Burring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.